Irak İletişim Bakanı Mustafa Sened’in ulusal para biriminden sıfır atılmasına yönelik siyasi bir kararın bulunduğunu açıklaması, Bağdat’ta uzun süredir rafa kaldırılan para reformu tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Hükümet Sözcülüğü tarafından Bakanlar Kurulunun henüz bu yönde resmi bir icra kararı almadığı belirtilse de açıklama, piyasalarda ve finans çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bağdat Üniversitesi Finansal Ekonomi Uzmanı Prof. Dr. Bera Muhyiddin el-A’zami, sıfır atma fikrinin yeni olmadığını, Merkez Bankası ve akademik çevrelerde yıllardır tartışıldığını hatırlatarak; siyasi söylemler ile yasal olarak uygulanabilir resmi kararların birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.
Karar yetkisi hükümette değil Merkez Bankasında
Prof. Dr. el-A’zami, para biriminin değiştirilmesi, basımı veya sıfır atılması gibi operasyonların münferit bakanların ya da hükümetin tek taraflı tasarrufunda olmadığını belirtti. Irak Merkez Bankası Kanunu’nun 36. maddesine işaret eden A’zami, para politikasının yegane yetkilisinin Merkez Bankası olduğunu ifade etti.
Böyle bir adımın hayata geçebilmesi için kapsamlı bir yasal ve teknik sürecin zorunlu olduğuna dikkat çeken uzmanlar; yeni banknotların tasarımı, tedavül süreci, eski paraların piyasadan çekilme takvimi ve kaç sıfır atılacağının netleşmesi gerektiğini bildirdi. Geçmişte 3 sıfır atılması formülü üzerinde durulsa da nihai kararın para arzı ve rezerv dengelerine göre verilebileceği kaydedildi.
Alım gücü değişmeyecek, kayıt dışı para sisteme girecek
Sıfır atma operasyonunun ekonomik boyutunu analiz eden A’zami, bu işlemin tek başına vatandaşların alım gücünü artırmayacağını veya fiyatları doğrudan düşürmeyeceğini açıkladı. Operasyonun yalnızca nominal değerleri sadeleştireceğini, mal ve hizmetlerin reel değerinin aynı kalacağını belirtti.
Buna karşın reformun en kritik sonucunun kayıt dışı ekonomi üzerinde görüleceği vurgulandı. Yastık altında ya da bankacılık sistemi dışında tutulan devasa nakit kütlesinin, belirlenen süre zarfında yeni banknotlarla değiştirilmek üzere bankalara yatırılmak zorunda kalacağı, bunun da finansal sisteme likidite kazandıracağı kaydedildi.
Kara para ve yolsuzlukla mücadelede yeni araç
Nakit değişim sürecinde yüksek tutarlı varlık sahiplerinden kimlik ve kaynak beyanı istenecek olmasının, menşei belirsiz veya yolsuzluk şüphesi taşıyan fonların tespit edilmesini kolaylaştıracağı ifade ediliyor.
Uzmanlar, bu adımın geniş kapsamlı bir bankacılık reformu ile entegre edilmesi halinde, şeffaflığı ve uluslararası uyum kurallarını güçlendirebileceğini; böylece bazı Irak bankalarının ABD yaptırımlarına maruz kalmasına yol açan denetim açıklarının da giderilmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.



