17 Haziran tarihli mutabakatın çökmesi ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı yeniden yürürlüğe koymasıyla birlikte, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim tırmanıyor. El Cezire’nin Açık Kaynak Birimi tarafından “Marine Traffic” verileri analiz edilerek hazırlanan yeni bir rapor, ablukanın başlamasından bu yana boğazdaki trafiğin önemli bir dönüşüm geçirdiğini ortaya koyuyor. 14 Temmuz akşamından itibaren bölgedeki 18 geminin hareketliliği incelendiğinde, boğazda üç temel stratejik değişim öne çıkıyor.
1. Abluka İçinde Abluka: Çıkışlara Kısıtlama
Veriler, İran’ın Körfez sularındaki gemilerin çıkışına yönelik ciddi bir kısıtlama getirdiğini gösteriyor. ABD ablukasının devreye girmesinden bu yana Körfez’den Umman Denizi’ne çıkış yapan gemi sayısı oldukça sınırlı kaldı. Analiz edilen sürede, körfezden çıkmaya çalışan 4 gemiden sadece 2’si başarılı olabildi.
Bu iki gemiden biri, Çin merkezli bir şirket tarafından yönetilen ve ABD ile AB yaptırım listesinde bulunan “Ratta” isimli petrol tankeri oldu. Diğeri ise Yunanistan merkezli bir şirket tarafından yönetilen “Messinian Spire” adlı kuru yük gemisi olarak kayıtlara geçti. Bu durum, Tahran’ın stratejik bölgelerde deniz trafiğini sıkı bir denetim altına aldığını gösteriyor.
2. Umman Rotasının Sonu
Bir diğer önemli gelişme ise, Umman Sultanlığı’nın 24 Haziran’da duyurduğu “Umman Rotası”nın tamamen işlevsiz hale gelmesidir. ABD ablukası öncesinde aktif olarak kullanılan bu güzergâh, ablukanın başlamasıyla birlikte neredeyse tamamen durdu.
Verilere göre, ablukanın başlamasından bu yana bu rotayı kullanan tek gemi, Hindistan bayraklı “Al Munir” adlı balıkçı teknesi oldu. İran, resmi olarak karşı çıktığı bu rotanın kullanılmasını ablukayla birlikte fiilen sonlandırmış görünüyor. Daha önce 13 Temmuz’da “MSV CT201 2177” isimli konteyner gemisinin kullandığı bu hat, artık geçişlere kapalı bir manzara çiziyor.
3. İran’ın Meydan Okuması Sürüyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda kontrolün kendilerinde olduğuna dair açıklamalarına rağmen, veriler sahadaki durumun daha karmaşık olduğunu kanıtlıyor. Boğazdan geçen gemilerin %50’si, İran ile bağlantılı veya İran bayrağı taşıyan gemilerden oluşuyor.
İran’ın 12 Temmuz’da boğazı “ikinci bir emre kadar kapattığını” duyurmasına rağmen, son 49 gemi geçişinin 25’inin İran bağlantılı olması, Tahran’ın stratejik geçişlerdeki inisiyatifini sürdürdüğünü gösteriyor. Gemi takip sistemlerini kapatmadan geçiş yapan bu gemiler, Washington’un bölgedeki baskı politikasına karşı devam eden bir meydan okuma olarak yorumlanıyor.
Bölgesel Riskler ve Diplomasi
Hürmüz Boğazı’ndaki bu “donmuş çatışma” hali, sadece iki ülke arasındaki bir rekabet değil, küresel deniz ticareti için de bir risk teşkil ediyor. Savaşın başlamasından bu yana 138 gün geçerken, Pakistan Dışişleri Bakanlığı gibi tarafsız aktörler, tüm tarafları itidal ve barışa zarar verecek eylemlerden kaçınmaya çağırıyor. Bölgedeki mevcut durum, askeri ve ticari dengelerin her an değişebileceği hassas bir süreci işaret ediyor.



