Al Jazeera’nın Açık Kaynak Birimi tarafından, uydu görüntüleri, saha gözlemleri ve ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) verileri analiz edilerek hazırlanan yeni bir rapor, 7-15 Temmuz 2026 tarihleri arasında İran’a yönelik düzenlenen saldırıların geniş kapsamlı haritasını ortaya koydu. Analiz, saldırıların tek bir merkezle sınırlı kalmayıp, İran’ın güney ve güneybatı bölgeleri başta olmak üzere 18 farklı bölgeyi kapsadığını gösteriyor.
Saldırıların odaklandığı 9 eyalet arasında; Hürmüzgan, Sistan-Beluçistan, Huzistan, Fars, Buşehr, Hemedan, Simnan ve Gülistan gibi kritik bölgeler yer alıyor. Hedef alınan yerler arasında ise askeri üsler, lojistik merkezleri, limanlar ve stratejik nükleer tesisler bulunuyor.
Nükleer Tesisler ve Kritik Altyapı Hedefte
Hazırlanan harita, saldırıların yalnızca geleneksel askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını, ülkenin nükleer programı için hayati önem taşıyan tesisleri de kapsadığını gözler önüne seriyor.
Buşehr ve Khondab’da Hareketlilik
-
Buşehr Nükleer Tesisi: Uydu görüntüleri, 7-12 Temmuz tarihleri arasında tesisin iç çevresinde ve yardımcı yapılarında karanlık lekelere (patlama izleri) işaret ediyor. Özellikle bir noktanın, reaktörün ana kubbesinden yalnızca 65 metre mesafede olduğu belirtiliyor.
-
Khondab Tesisleri: 8-13 Temmuz tarihleri arasında çekilen uydu fotoğrafları, ana binaların kuzeyindeki sınırlı bir alanda daha önce görülmeyen tahribat izlerini ortaya koyuyor.
Sivil Etki: Hastane Tahliyesi
Saldırıların sivil hayata etkileri de somut verilerle yansıyor. Huzistan eyaletine bağlı Ahvaz kentinde, 16 Temmuz’da meydana gelen patlamalar nedeniyle “Baghai” Uzmanlık Hastanesi çevresinin hedef alındığı rapor edildi. Bu durum, hastanede tedavi gören 200’den fazla hastanın güvenlik gerekçesiyle diğer sağlık kuruluşlarına tahliye edilmesine yol açtı.
Gerilim Neden Tırmandı?
Bu askeri hareketlilik, 17 Haziran’da imzalanan ve çatışmaları dindirmesi beklenen mutabakatın 8 Temmuz’da ABD yönetimi tarafından feshedilmesiyle başlayan yeni sürecin bir parçası.
-
Diplomatik Çöküş: Başkan Donald Trump’ın mutabakatın sona erdiğini duyurmasının ardından, taraflar arasındaki müzakere masası yerini karşılıklı suçlamalara ve yoğunlaşan askeri operasyonlara bıraktı.
-
Stratejik Riskler: Hürmüz boğazı ve çevresindeki deniz trafiği üzerindeki tehditler devam ederken, uluslararası otoriteler bölgedeki çatışmaların genişleme riskine karşı uyarılarını sürdürüyor.
Raporda belirtilen bulgular, bu verilerin sadece doğrulanabilen ve bağımsız kaynaklarca analiz edilebilen noktalardan oluştuğu, sahadaki gerçek tablonun ise çok daha geniş olabileceği vurgulanıyor.



