Suriye’nin başkenti Şam’da bulunan Dördüncü Ceza Mahkemesi’nde, eski Müftü Ahmed Bedreddin Hassun’un yargılandığı davanın ikinci duruşması gerçekleştirildi. İnsan hakları temsilcileri ve uluslararası gözlemcilerin de katıldığı oturumda, Hassun’a yöneltilen suçlamalara ilişkin tanık ifadeleri dinlendi. 2011-2024 yılları arasındaki hak ihlallerine yönelik yürütülen davada, Hassun’un rejime bağlı gruplarla kurduğu ilişkiler gün yüzüne çıkarılmaya çalışılıyor.
Milis finansmanı ve güvenlik bağlantıları
Duruşmada ifade veren ve 2014-2018 yılları arasında Vakıflar Bakanlığı bünyesinde din denetçisi olarak çalıştığını belirten bir tanık, çarpıcı iddialarda bulundu. Tanığın ifadesine göre, rejim yanlısı “Liva el-Kuds” (Kudüs Tugayı) isimli milis grubunun komutanı Muhammed el-Said, düzenli olarak İfta Genel Müdürlüğü’nü ziyaret ediyordu.
“Zarflarla ödeme yapıldı”
Tanık, söz konusu ziyaretlerde milis komutanına her ay 15 bin ile 30 bin dolar arasında nakit para ödemesi yapıldığını iddia etti. İddiaya göre, bu finansman sürecini bizzat sanığın oğlu Abdurrahman Hassun yönetiyordu. Tanık, bu para transferlerine birçok kez şahit olduğunu mahkeme heyetine aktardı.
2011 olayları ve tartışmalı fetvalar
Mahkemede dinlenen bir diğer tanık ise Hassun’un güvenlik birimleriyle olan geçmişine dair dikkat çekici bilgiler paylaştı. Hassun’un 1980’li yıllardan bu yana istihbarat birimleriyle koordineli çalıştığını öne süren tanık, 1986 yılında yaşadığı bir olayı örnek gösterdi.
Tanık, Hassun’un o dönemde verdiği dini derslere katılanların listesini askeri istihbarata verdiğini, bunun sonucunda kendisinin tutuklanarak işkenceye maruz kaldığını ve 1998 yılına kadar çalışmasının engellendiğini belirtti.
Ayrıca tanık, Hassun’un Nisan 2011’de Daraa’daki El-Sanamayn şehrinde meydana gelen olayların ardından bölgeye gittiğini ve halka “dini bir çerçeveyle” tehditlerde bulunduğunu savundu. Tanığa göre Hassun, o dönemde halkı “yöneticiye (veliyyül emir) karşı gelmemeleri” konusunda uyararak, askeri operasyonlar ve bombardımanlar için bir nevi dini meşruiyet zemini hazırladı.
Dava süreci devam ediyor
Haziran 2026’da başlayan davada Ahmed Hassun; şiddete teşvik, zorunlu yerinden etme ve eski rejim yetkilileriyle (Beşar Esad ve Ali Memluk gibi isimlerle) resmi prosedürlerin dışına çıkan ilişkiler kurmakla suçlanıyor. Duruşma hakimi, tanıkların dinlenmesinin ardından davayı 23 Temmuz 2026 tarihine erteleme kararı aldı.



