İsrail yönetimi, Doğu Kudüs’teki Filistin yerleşim alanlarını hedef alan yeni ve kapsamlı bir yerleşim planını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Filistin haber ajansı Wafa’nın aktardığına göre, Kudüs Belediyesi’ne bağlı Bölgesel Planlama ve İnşaat Komitesi, Ummu Leysun mahallesinde 450 konutluk yeni bir yerleşim projesine onay verdi.
Demografik Yapı Tehlikede
Cebel el-Mukebbir ve Sur Bahir köyleri arasında yer alan Ummu Leysun, halihazırda yaklaşık 800 Filistinli haneye ev sahipliği yapıyor. Mevcut yapıların çoğunlukla iki veya üç katlı olduğu mahallede, İsrail’in onayladığı yeni projeyle 10 kata kadar yükselen binalar inşa edilmesi planlanıyor. Uzmanlar, bu adımın bölgenin sadece mimari dokusunu değil, aynı zamanda demografik yapısını da kökten değiştireceğine dikkat çekiyor.
“Siyasi Bir Tercih, Planlama Hatası Değil”
İsrailli insan hakları örgütü Ir Amim, projenin bölgedeki gerilimi tırmandıracağı konusunda sert uyarılarda bulundu. Örgüt, projenin mahalle sakinleri arasındaki çatışma riskini artıracağını belirterek şu detayları paylaştı:
-
Büyük Ölçekli Müdahale: Proje, Doğu Kudüs’teki Filistin mahalleleri içinde bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük yerleşim girişimi olma özelliği taşıyor.
-
Belediye Eliyle Engel Aşımı: Daha önce altyapı sorunları nedeniyle iki yıldan uzun süre dondurulan proje, Kudüs Belediyesi’nin doğrudan müdahil olmasıyla hukuki ve teknik engellerden kurtarıldı.
-
Siyasi Hedef: Ir Amim, belediyenin bu projeye dahil olmasını “sıradan bir şehir planlama kararı değil, yerleşimi desteklemeye yönelik açık bir siyasi tercih” olarak nitelendirdi.
Yerel ve Uluslararası Tepkiler
İsrail’in Haaretz gazetesinde yer alan bilgilere göre, projenin başında aşırı sağcı kimliğiyle bilinen bir ismin yönettiği özel bir gayrimenkul şirketi bulunuyor. Planın, mevcut Yahudi mahallelerinin sınırında değil, doğrudan bir Filistin mahallesinin merkezinde inşa edilecek olması, projenin “kışkırtıcı” doğasını gözler önüne seriyor.
Uluslararası hukuk açısından işgal altındaki topraklarda kurulan tüm yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor. Filistinli yetkililer ise bu hamleyi, “iki devletli çözüm” ihtimalini ortadan kaldırmaya yönelik sistematik bir toprak gaspı ve sahada geri dönülemez bir durum yaratma çabası olarak değerlendiriyor.
7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Kudüs genelinde artan operasyonlar ve yerleşim faaliyetleri, bölgedeki güvenlik dengesini daha kırılgan bir hale getiriyor.



