ABD ile İran arasındaki gerilim, nükleer tesisler ve askeri hedeflerin ötesine geçerek İran ekonomisinin can damarı olan petrol sektörüne sıçradı. Washington yönetiminin İran petrol tankerlerini doğrudan hedef almaya başlaması, çatışmanın askeri baskı ile ekonomik ablukayı birleştiren yeni bir aşamaya evrildiğini gösteriyor.
Hedef gölge filo ve enerji koridorları
Uluslararası çatışma çözümü uzmanı Muhammed eş-Şarkavi’ye göre, yılın ilk aylarından eylül ayına kadar uzanan süreç, taraflar arasındaki vekâlet savaşlarının yerini doğrudan bir hesaplaşmaya bıraktığını ortaya koyuyor. ABD’nin radar, insansız hava araçları ve nükleer altyapı yerine doğrudan petrol sevkiyat araçlarını vurması, ekonomik yaptırımların artık askeri operasyonlarla birleştiğine işaret ediyor.
Askeri uzman Tuğgeneral Hasan Cuni ise “gölge filo” olarak adlandırılan sivil görünümlü tankerlerin vurulmasının oyunun kurallarını değiştirdiğini belirtiyor. Özellikle İran’ın petrol ihracatının merkez üssü konumundaki Hark Adası yakınlarında yürütülen operasyonlar, Tahran yönetiminin ana gelir kaynağını doğrudan tehdit ediyor.
Petrol fiyatlarında 100 dolar riski
Gerilimin açık denizlere ve enerji hatlarına taşınması, küresel petrol piyasalarında yeni bir arz krizini gündeme getiriyor. Sevkiyatlarda yaşanabilecek olası bir aksamanın ham petrol fiyatlarını varil başına 100 dolar eşiğine yaklaştırabileceği öngörülüyor.
Bu durum, yaklaşan seçimler öncesinde benzin ve akaryakıt fiyatlarının doğrudan etkilediği Amerikan kamuoyu nedeniyle Başkan Donald Trump yönetimi için ciddi bir iç politika baskısı oluşturuyor.
İran misilleme hazırlığında mı?
Eski ABD’li diplomat Joey Hood, Tahran’ın süreci doğrudan topyekûn bir savaşa dönüştürmeden küresel enerji maliyetlerini artırarak Washington ve müttefikleri üzerinde baskı kurmak isteyebileceğini ifade ediyor. İran’ın elindeki gelişmiş füze imkânlarını sınırlı tutarak kontrollü bir gerilim stratejisi izlediği, ancak ABD adımlarına karşı Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari geçişleri hedef alabilecek misilleme seçeneklerini masada tuttuğu belirtiliyor.
Yanlış hesaplama bölgesel çatışmayı tetikleyebilir
Analistler, tankerlerin hedef alınmasıyla birlikte iki ülkenin karşılıklı adımlarında kontrolü kaybetme riskine dikkat çekiyor. Verilecek yanıtların dozu ve hedef seçimleri; çatışmanın Basra Körfezi, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün hattına yayılarak bölgesel bir krize dönüşmesi ihtimalini artırıyor. Hem askeri hem de ekonomik sınırların zorlandığı bu yeni dönemde, enerji koridorlarının güvenliği küresel dengeleri belirlemeye devam ediyor.






















