ABD'nin gizli Gazze planı ifşa oldu: Siyasi nükleer bomba
Orta Doğu

ABD’nin gizli Gazze planı ifşa oldu: Siyasi nükleer bomba

ABD yönetiminin işgalci İsrail’e teslim ettiği ve Gazze Şeridi’nin geleceğini düzenleyen gizli bir belge, bölgede yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN tarafından sızdırılan belgenin detayları, Gazze’deki krizin sadece insani yardımlarla çözülmesini değil, bölgenin siyasi, idari ve demografik yapısının baştan aşağı “yeniden tasarlanmasını” içeriyor. Siyasi analistler ve uzmanlar, bu hamleyi bin güne yaklaşan savaşta askeri hedeflerine ulaşamayan İsrail ve ABD ittifakının “siyasi bir kuşatma” operasyonu olarak yorumluyor.

Savaş meydanından siyasi kuşatma aşamasına geçiş

Filistinli siyasi analist Muhammed Mustafa Şahin, ABD belgesinin alelade bir insani yardım veya ateşkes girişimi olmadığını, tamamen Washington-Tel Aviv hattında planlanmış bir “coğrafi ve siyasi mühendislik” projesi olduğunu vurguladı. Şahin’e göre bu belge, İsrail’in sahada yaklaşık bin gündür sürdürdüğü yıkıma rağmen direnişi askeri yöntemlerle yok edemediğini, silahları zorla toplama hedefine ulaşamadığını zımnen itiraf etmesi anlamına geliyor.

ABD’nin savaşı durdurmaktan ziyade direnişi siyasi mekanizmalarla boğmayı amaçladığını belirten Şahin, belgede adı geçen “Barış Konseyi”, teknokrat hükümeti, uluslararası güç konuşlandırılması ve nüfus transferi gibi başlıkların basit idari tedbirler olmadığını söyledi. Analist, bu formüllerle Gazze halkının iradesi dışında, direnişi içeriden kuşatacak ve işbirlikçi bir yönetim modeli üretecek alternatif bir otorite inşa edilmek istendiğine dikkat çekti.

İnsani yardımlar ve yeniden imar silah olarak kullanılıyor

Belgenin en tehlikeli yönlerinden biri, Gazze halkının en temel insani haklarının siyasi tavizler için bir şantaj malzemesine dönüştürülmesi olarak görülüyor. Raporda, elektrik, temiz su, hastanelerin (özellikle Avrupa Hastanesi’nin) yeniden inşası gibi hayati hizmetlerin, direnişin yönetim mekanizmalarından tamamen tasfiye edilmesi şartına bağlandığı ifade ediliyor.

2026 sonuna kadar demografik mühendislik planı

Söz konusu gizli belgede yer alan maddeler, Gazze’de ciddi bir nüfus mühendisliği yapılacağını da gözler önüne seriyor. Plandaki en radikal maddeler şu şekilde sıralanıyor:

  • Nüfus Transferi: Hamas’ın kontrolündeki bölgelerde yaşayan sivillerin, 2026 yılının sonuna kadar kademeli olarak kurulacak olan “Barış Konseyi” güdümlü özel bölgelere taşınması.
  • Kanton Yönetimleri: Gazze genelinde uluslararası ve bölgesel güçlerin denetiminde korunaklı idari gettolar (kantonlar) oluşturularak Filistin egemenliğinin tamamen ortadan kaldırılması.
  • Teknokrat Hükümeti ve Lojistik Kontrolü: Gazze’de kurulacak teknokrat hükümetinin merkez binasının onaylanması, resmi hareket özgürlüğü tanınması ve tüm yakıt, tedarik zinciri ve maaş ödemelerinin tamamen bu “Barış Konseyi” tarafından kontrol edilmesi.
  • Askeri Üsler ve Altyapı: Gazze topraklarında uluslararası askeri güçler için kalıcı üsler inşa edilmesi ve 4G mobil iletişim ağı gibi teknolojik altyapının bu yeni otoriteye devredilmesi.

Analist Muhammed Şahin’in Uyarısı: “Direniş, savaşın durdurulması, halka yardım ulaştırılması ve Gazze’nin yeniden imarı yönündeki hiçbir samimi çabaya karşı çıkmaz. Ancak imar ve barış adı altında Filistin iradesini yok sayan, egemenliği tırpanlayan her türlü proje, halka sunulan yeni bir ‘siyasi nükbe’ (felaket) girişimidir ve kabul görmeyecektir.”

Haklar pazarlık masasına sürülüyor

İstanbul Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Dr. Mahmut El-Rantisi ise konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Washington’ın bu hamleyle İsrail üzerinde baskı kuruyormuş izlenimi verdiğini ancak aslında Filistin halkının en temel insani haklarını birer pazarlık kozu haline getirdiğini belirtti.

Rantisi, direnişin herhangi bir kalıcı anlaşma için ilk aşama taahhütlerinin (tam çekilme ve kalıcı ateşkes gibi) eksiksiz uygulanması konusundaki kararlılığının, ABD ve arabulucu ortaklarını bu tarz dolaylı baskı mekanizmaları aramaya ittiğini kaydetti. Uzman, sorunun kökenine (işgal ve Filistin ulusal hakları) inilmeyen, sadece kriz yönetimine odaklanan bu tür yapay formüllerin çatışmayı çözmeyeceğini, aksine gelecekte daha farklı ve şiddetli formlarda yeniden üreteceğini sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir