Çin yönetiminin Doğu Türkistan’daki baskı politikalarını dünyaya duyuran Uygur gazeteci Gülçehre Hoca ve ailesi, eşine az rastlanır bir sindirme kampanyasının hedefi olmaya devam ediyor. 2017 yılında bir gecede anne ve babası dahil ailesinden 25 kişinin tutuklandığı Hoca, aradan geçen yaklaşık 9 yıla rağmen yakınlarının akıbetini öğrenemedi.
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı son rapora göre, ABD’de sürgünde yaşayan gazetecinin geride kalan annesinin ülkeden çıkışı Pekin yönetimi tarafından engellenmeye devam ediyor.
Devlet televizyonundan sürgündeki özgür basına
Meslek hayatına 1990’lı yıllarda Sincan resmi televizyonunun çocuk kuşağında sunucu olarak başlayan Gülçehre Hoca, devlet medyasının uyguladığı katı sansür ve siyasi propaganda baskılarına dayanamayarak 2001 yılında Avrupa seyahati sırasında Çin sisteminden ayrılma kararı aldı. ABD merkezli Radio Free Asia’nın (RFA) Uygurca servisine katılan tecrübeli gazeteci, Doğu Türkistan’da kurulan toplama kampları ağını ve insan hakları ihlallerini belgeleyen en güçlü seslerden biri oldu.
Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle Pekin yönetimi tarafından önce “ayrılıkçı”, 2017 yılında ise “terörist” ilan edilen Hoca’nın ailesi, aynı yıl doğrudan hedef alındı ve bir gecede 25 yakını gözaltına alındı.
Gazetecilik bedeli: Ailelerin rehin alınması
Ailesinin gazetecilik mesleği uğruna katlanılması güç bir bedel ödediğini belirten Gülçehre Hoca, otoriter rejimlerin gazetecileri susturmak için aile bireylerini birer rehin gibi kullanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. RSF Asya-Pasifik Temsilciliği de uluslararası topluma ve ABD yönetimine çağrıda bulunarak, Hoca’nın annesinin güvenli bir şekilde kızına kavuşabilmesi için Pekin’e diplomatik baskı kurulmasını istedi.
Haziran 2026’da RSF’nin Doğu Türkistan temsilcisi olarak görevlendirilen Hoca’nın yürüttüğü bağımsız yayıncılık, son dönemde Washington’daki bütçe kesintileri nedeniyle RFA’nın zorunlu izne ayrılmasıyla yeni bir darbe aldı. Hoca, bu bağımsız kanalın susturulmasının dünyaya bölgeden açılan tek pencereyi kapatacağı uyarısında bulundu.
Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi
RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Çin, 180 ülke arasında 178. sırada yer alarak “dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi” unvanını koruyor:
- Tutuklu Gazeteciler: Çin genelinde demir parmaklıklar ardında bulunan 119 gazeteciden en az 80’i Doğu Türkistan bölgesinde tutuluyor.
- Pekin’in Savunması: Uluslararası suçlamaları reddeden Çin makamları ise bölgedeki uygulamaların aşırıcılık ve bölücülükle mücadele amacı taşıdığını, kampların iddia edilenin aksine “mesleki eğitim merkezleri” olduğunu savunuyor.

















