Gazze’deki savaş nedeniyle İsrail’in geleneksel Batılı müttefikleri Binyamin Netanyahu hükümetiyle arasına mesafe koymaya başlarken, Hindistan tam tersi bir rota izliyor. Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Yeni Delhi yönetimi, uluslararası alanda yalnızlaşan Tel Aviv ile diplomatik, askeri ve ticari ilişkilerini eşi görülmemiş bir hızla derinleştiriyor.
İngiltere, Fransa, Avustralya, Kanada ve Norveç gibi ülkelerin Gazze’deki etnik temizlik çağrıları nedeniyle giriş yasağı koyduğu İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in Hindistan’da resmi törenlerle ağırlanması ve yeni ticaret anlaşmalarına imza atılması, bu stratejik yönelimin en somut örneği olarak öne çıkıyor.
Tarihsel Filistin desteğinden İsrail ortaklığına
Bağımsızlık sonrası dönemde sömürgecilik karşıtı dış politika izleyen Hindistan, uzun yıllar boyunca küresel ölçekte Filistin davasının en güçlü savunucularından biri oldu.
- İlklerin ülkesiydi: Hindistan, 1948’de İsrail’in kuruluşuna karşı çıktı, 1975’te BM’de Siyonizmi ırkçılık olarak tanımlayan kararı destekledi ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nü (FKÖ) tanıyan ilk Arap dışı ülke oldu.
- 1992 kırılması: Tel Aviv ile resmi diplomatik ilişkilerini ancak 1992’de kuran Yeni Delhi, uzun süre temasları alt düzeyde tuttu.
- Modi dönemi ve açık ittifak: 2014 yılında Hindu milliyetçisi Bharatiya Janata Partisi’nin (BJP) iktidara gelmesiyle gizli yürütülen askeri ve istihbari ilişkiler kamuoyu önünde açık bir ortaklığa dönüştü. Modi, İsrail’i ziyaret eden ilk Hindistan Başbakanı oldu.
Gazze savaşı yakınlaşmayı daha da hızlandırdı
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sürecinde Hindistan, savunma sanayii tedarikinde kilit bir rol oynamayı sürdürdü. Hindistan bir yandan İsrail silah sanayisinin en büyük alıcısı konumunu korurken, diğer yandan savaş döneminde İsrail’e mühimmat ve askeri teçhizat ihraç etti.
Şubat ayında Tel Aviv’i ziyaret eden Modi’yi Knesset’te ağırlayan Netanyahu, iki ülke arasındaki bağı “Sen İsrail’in büyük bir dostusun, bir dosttan da öte bir kardeşsin” sözleriyle tanımlamıştı.
İç siyaset ve ideolojik yakınlık
Siyaset bilimciler, Hindistan’ın İsrail politikasındaki bu köklü dönüşümün arkasında hem pragmatik güvenlik iş birliklerinin hem de iktidar partisinin benimsediği “Hindutva” ideolojisinin yattığına dikkat çekiyor.
Hindistan’ı Hindu ulus devletine dönüştürmeyi amaçlayan Hindutva felsefesi ile İsrail’in Siyonizm anlayışı arasında paralellikler kurulurken, iktidarın terörle mücadele söylemi üzerinden geliştirdiği iç politika argümanları İsrail ile kurulan ittifakı meşrulaştırmak için kullanılıyor.
Avrupa ülkeleri yasa dışı yerleşim ürünlerine ambargo koyup aşırı sağcı bakanlara yaptırım uygularken, Yeni Delhi yönetiminin ilkeli bir diplomasi yerine Tel Aviv ile koşulsuz uyumu tercih etmesi uluslararası kamuoyunda eleştirilmeye devam ediyor.







