Filistinli tutukluları cezaevlerinde kendi elleriyle asmak istediğini söyleyerek uluslararası kamuoyunda büyük tepki toplayan eski İsrailli asker Rom Braslavski, Almanya vatandaşlığı aldığını duyurdu. Braslavski, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Alman pasaportuna kavuştuğunu belirterek babasının Alman kökenli olmasından gurur duyduğunu ifade etti.
Gazze’de esir kalmıştı, Ben-Gvir ile idam pazarlığı yaptı
Rom Braslavski, Gazze Şeridi’nde esir tutulan ve Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes mutabakatı kapsamında serbest bırakılan son İsrailli askerler arasında yer alıyordu. Serbest kalmasının ardından aşırı sağcı çizgisiyle bilinen İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile bir araya gelen Braslavski, cezaevlerindeki Filistinli esirleri bizzat kendi elleriyle asmak istediğini dile getirmişti.
Görüşmede Filistinli tutuklulara yönelik idam cezasını öngören yasanın yürürlüğe girmesi halinde infaz sırasında hazır bulunmayı talep eden eski askerin bu sözleri, Bakan Ben-Gvir tarafından da memnuniyetle karşılanmıştı.
İsrail Parlamentosu’ndan tek taraflı idam yasası
İsrail Meclisi (Knesset), geçtiğimiz mart ayında Filistinli esirlere yönelik tartışmalı idam tasarısını 48’e karşı 62 oyla kabul etmişti. Söz konusu kanun metni; bir İsrailliyi öldüren Filistinlilere idam cezası verilmesini mümkün kılarken, bir Filistinliyi katleden İsrail vatandaşlarının hiçbir koşulda bu kapsamda yargılanamayacağını hükme bağlayarak açık bir hukuki çifte standart getirmişti.
- Ateşkes şartları ihlal ediliyor: 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin ilk aşaması uyarınca Gazze’ye ağır iş makineleri ve enkaz kaldırma ekipmanlarının sokulması gerekiyordu; ancak Filistinli kaynaklar İsrail’in bu taahhütleri yerine getirmediğini bildiriyor.
- Ağır bilanço: Gazze’de iki yılı aşkın süre devam eden saldırılarda 73 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 174 bini aşkın kişi yaralandı ve sivil altyapının yüzde 90’ı tahrip oldu.
Açıkça nefret suçu teşkil eden ve infaz çağrısı yapan açıklamalarda bulunan bir askere Berlin yönetiminin vatandaşlık hakkı tanıması, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarının sert tepkisini çekiyor.






















