Gazze’de 11 binden fazla kayıp: Aileler belirsizliğin pençesinde
Orta Doğu

Gazze’de 11 binden fazla kayıp: Aileler belirsizliğin pençesinde

Gazze’de yaşanan trajedi, binlerce ailenin hayatını “kayıp” dramıyla kararttı. Han Yunus şehrinin Mevasi bölgesindeki bir çadırda yaşayan Akkad ailesi, iki yılı aşkın süredir kızları ve torunlarından gelecek bir haberin umuduyla yaşıyor. Akkad ailesinin trajedisi, yakın zamanda sosyal medyada paylaşılan bir görüntüyle yeniden gündeme geldi. İsrail askerleri tarafından çekilen ve gözleri bağlı halde askeri araçta görüntülenen iki kadının, Akkad ailesinin kayıp bireyleri olduğu ortaya çıktı.

İnsanlık dramı: Zorunlu kaybetme şüphesi

Aile, yakınlarının akıbetini öğrenmek için yıllardır çalmadık kapı bırakmadı. Ancak resmi makamlardan gelen bir yanıt yok. Hak örgütleri ise durumu “zorunlu kaybetme” suçu kapsamında değerlendiriyor. الضمير İnsan Hakları Vakfı Müdürü Ala Sakafi, İsrail tarafına yapılan resmi başvuruların yanıtsız bırakıldığını belirterek, bu durumun uluslararası hukukta karşılığı olan ağır bir suç olduğunun altını çizdi.

Toplumsal ve hukuki kriz

İnsan hakları raporlarına göre, Gazze’de kayıp sayısı 11 bin 200’e yaklaşırken, bu kişilerin 4 bin 700’den fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Bu durum, sadece bireysel bir acı değil, toplumun temel taşlarını sarsan hukuki bir krize de yol açıyor.

Kayıp yakınları, eşlerinin yaşayıp yaşamadığını bilmedikleri için miras, evlilik ve kimlik gibi hukuki süreçlerde “askıda” bir hayat sürüyor. Ailelerin yegane geçim kaynağı olan bireylerin kaybı, zaten ekonomik çöküş içindeki Gazze halkının üzerindeki yükü daha da ağırlaştırıyor.

Belirsizliği körükleyen faktörler

Uzmanlar, kayıp dosyasındaki belirsizliğin nedenlerini şu şekilde sıralıyor:

  • Belgeleme altyapısının çöküşü: Yoğun çatışmalar ve zorunlu göçler nedeniyle nüfus kayıt sistemleri ve iletişim ağları işlevini yitirdi.
  • Kayıtsız definler: Binlerce cenaze, kimlik tespiti yapılmadan toplu mezarlara defnedildi. Sağlık Bakanlığı, teslim alınan 480 cenazenin 377’sinin kimliğinin belirlenemediğini bildirdi.
  • Fiziksel kanıtların yok oluşu: Bombardımanlar, ev ve iş yerlerindeki güvenlik kamerası kayıtlarını yok etti.
  • Saha erişim engelleri: Çatışma bölgelerine arama kurtarma ekiplerinin girişi, güvenlik gerekçesiyle sürekli engelleniyor.

Mezarlıkların tahrip edilmesi ve bazı bölgelerde mezarların açılması, kayıpların bulunması sürecini imkansız hale getirdi. Uluslararası toplumun bu tablo karşısındaki sessizliği, kayıp yakınlarının öfkesini ve çaresizliğini artırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir