Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli hava yolu şirketi Flydubai’nin Dubai-Tel Aviv seferinde yaşanan kokpit krizine ilişkin ayrıntılar uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı. Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin soruşturma kaynaklarına dayandırdığı habere göre, yardımcı pilotun uçağı İsrail’deki Ben Gurion Havalimanı gibi stratejik bir hedefe düşürmek amacıyla önceden kapsamlı bir plan hazırladığı belirlendi.
Soruşturmayı yürüten yetkililere ifade veren yardımcı pilotun, saldırı hedefini gerçekleştirebilmek amacıyla özellikle İsrail’e uçuş gerçekleştiren hava yolu şirketlerine ve bu rotalara dahil olmaya çalıştığı aktarıldı. Şubat ayında Flydubai bünyesine katılan şüphelinin, geçtiğimiz temmuz ayındaki bir seferde eylemi gerçekleştirmeye çok yaklaştığı ancak uçuş ekibinden bir görevliye zarar vermemek adına son anda vazgeçtiği tespit edildi.
Kokpitte dehşet anları: Acil durum baltasıyla saldırdı
Korkunç plan, geçen hafta gerçekleştirilen 1073 sefer sayılı Dubai-Tel Aviv uçuşu sırasında gün yüzüne çıktı. BAE Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, yardımcı pilotun eylemi uçuş sırasında fiiliyata dökmeye kalkıştığı belirtildi.
Soruşturma raporlarına göre şüpheli, uçuş sırasında kokpitte bulunan acil durum baltasını kullanarak kaptan pilota saldırdı ve uçağın kontrol mekanizmalarını ele geçirmeye çalıştı. Mürettebatın müdahalesiyle kontrol altına alınan eylem, büyük bir havacılık faciasının eşiğinden dönülmesini sağladı.
İstihbarat ve güvenlik açıkları zinciri
Olayın ardından yürütülen soruşturma, farklı ülkeler ve kurumlar arasındaki ciddi güvenlik ve denetim açıklarını da gözler önüne serdi:
- Umman’daki geçmişi: Şüphelinin daha önce Oman Air bünyesinde çalıştığı dönemde aşırılık yanlısı fikirlere sahip olduğu şüphesiyle Umman makamlarınca görevden alındığı ve bir rehabilitasyon programına tabi tutulduğu öğrenildi. Ancak bu güvenlik riskinin uluslararası düzeyde diğer sivil havacılık otoriteleriyle paylaşılmadığı ortaya çıktı.
- Denetim yetersizliği: Fas Kraliyet Havayolları’na yaptığı iş başvurusu reddedilen şüphelinin, Flydubai’ye kabul edilirken yalnızca standart adli sicil kaydının kontrol edildiği, Umman makamlarıyla derinlemesine bir geçmiş araştırması yapılmadığı bildirildi.
- Prosedür ihlali: İsrail’in, diplomatik ilişkisi bulunmayan ülke vatandaşlarının hava sahasına yönelik pilotluk faaliyetlerini yasaklayan katı kurallarına rağmen, Flydubai tarafından iletilen mürettebat listesindeki bu ismin onay sürecinden nasıl geçtiği tartışma konusu oldu.
İsrail Ulaştırma Bakanlığı’ndan savunma
İsrail Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı havacılık güvenliği birimi ise WSJ’ye yaptığı açıklamada, yabancı hava yolu şirketlerinin personel ve yolcu listelerinin güvenlik onayından doğrudan kendilerinin sorumlu olmadığını iddia etti. Yetkililer, ilgili istihbarat ve bilgi veri tabanlarına erişim yetkilerinin bulunmadığını öne sürerek güvenlik incelemelerindeki koordinasyonsuzluğa işaret etti. Olayla ilgili çok yönlü soruşturma devam ediyor.




















