İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi ile İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi, ülkenin askeri kapasitesi ve ABD ile yaşanan gerilime dair kritik açıklamalarda bulundu. Tesnim Haber Ajansı’na konuşan Muhibbi, İran’ın füze teknolojisinde büyük bir sıçrama gerçekleştirdiğini belirterek, füzelerin yalnızca önceden belirlenen hedeflere kilitlenmediğini, uçuş esnasında havada manevra yapabilme ve rota değiştirme kabiliyetine ulaştığını duyurdu.
Füze üretimi ve Hürmüz Boğazı vurgusu
Füze üretim hatlarının kesintisiz çalıştığını vurgulayan Sözcü Muhibbi, ABD’nin askeri geri adım atmasının insani gerekçelerle değil, İran’ın caydırıcı gücü sayesinde gerçekleştiğini savundu.
Muhibbi’nin açıklamalarında öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
Düşman hedeflerinin başlangıçta İran’ı teslim almak veya bölmek olduğunu, ancak sürecin sonunda hedeflerini yalnızca açık olan Hürmüz Boğazı’nı açık tutma söylemine indirgemek zorunda kaldıklarını ifade etti.
İran’ın kendisine yönelik her türlü saldırıya, hasımlarının ve müttefiklerinin stratejik altyapılarını hedef alarak karşılık verme kararlılığında olduğunu belirtti.
Washington’ın askeri başarısızlığın ardından kapsamlı bir ekonomik savaşa yöneldiğini ve Tahran’ın bu yaptırımlara karşı acil eylem planları hazırladığını kaydetti.
İran ordusu teyakkuzda: “Tüm senaryolara hazırız”
İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi ise silahlı kuvvetlerin hasım güçlerin kısa, orta ve uzun vadeli tüm planlarını anbean takip ettiğini açıkladı. Ülkenin hiçbir askeri maceranın deneme sahası olmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Hatemi, bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü saldırıya en sert şekilde karşılık verileceğini dile getirdi.
Ekonomik yaptırımlara karşı alternatif planlar
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik tarihin en ağır ekonomik yaptırım ve tecrit paketini devreye soktuğunu duyurmasının ardından Tahran yönetimi, finansal baskıları hafifletmek için çok boyutlu karşı senaryolar geliştirdiklerini bildirdi. İranlı askeri yetkililer, düşmanın sahadaki hedeflerine ulaşmasını engellemenin tek yolunun askeri caydırıcılık ve güç dilinden geçtiğinin altını çizdi.






















