Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye’yi 47 yıl sonra “teröre destek veren ülkeler” listesinden çıkarması, Şam yönetiminin küresel finans ve ticaret sistemine dönüşü açısından tarihi bir dönüm noktası oldu. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın memnuniyetle karşıladığı bu siyasi kararın ardından sınır ticareti ve enerji projelerinde hareketlilik başlasa da uzmanlar, reel ekonomik entegrasyonun zamana yayılacağını vurguluyor.
Türkiye ile ticaret hacmi 3,75 milyar dolara ulaştı
Suriye’nin bölgesel pazara dönüşünün en somut göstergesi Türkiye ile olan ticari ilişkilerde görüldü. Türkiye Ticaret Bakanlığı verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yüzde 45 artarak 3,75 milyar dolara yükseldi.
Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı 2026’nın ilk yarısında yıllık bazda yaklaşık yüzde 26 artışla 1,28 milyar dolara ulaştı. Suriye’nin Türkiye ve Avrupa’yı Ürdün ve Körfez ülkelerine bağlayan kritik bir kara koridoru işlevi görebilmesi için;
Karayolu altyapısının hızla modernize edilmesi,
Gümrük ve lojistik geçiş süreçlerinin hızlandırılması,
Depolama ve kesintisiz enerji altyapısının kurulması gerekiyor.
IMF’den yüzde 10 büyüme tahmini ve bankacılık engeli
Uluslararası Para Fonu (IMF), tarım, petrol, doğal gaz ve hizmet sektöründeki toparlanmayla Suriye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 10’un üzerinde büyümesini öngörüyor. 2026 yılı bütçesinde harcamalar 10,5 milyar dolar, gelirler ise 8,7 milyar dolar olarak hedeflenirken bütçe açığının yaklaşık 1,8 milyar dolar seviyesinde kalması bekleniyor.
Bununla birlikte IMF, Suriye bankacılık sektörünün derin yapısal sorunlar yaşadığını ve reel sektörü fonlama kapasitesinin yetersiz olduğunu kaydetti. ABD kararının hukuki engelleri kaldırmasına rağmen; fon transferleri, sigorta güvenceleri ve uluslararası muhabir bankacılık ağlarının yeniden kurulması zaman alıyor.
216 milyar dolarlık yeniden imar faturası
Dünya Bankası verilerine göre, enflasyon 2024’teki yüzde 72,1 seviyesinden 2025’te yüzde 11,5’e gerilese de hanehalkının yaklaşık yüzde 90’ı temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Asgari geçim maliyetinin resmi asgari ücretin üç katı üzerinde seyretmesi, makro ekonomik iyileşmenin halkın alım gücüne henüz tam yansımadığını gösteriyor.
Savaş nedeniyle 108 milyar dolarlık doğrudan fiziksel hasara uğrayan ülkenin toplam yeniden imar maliyetinin 216 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Bu devasa kaynağın karşılanması için doğrudan yabancı yatırımların ve özel sektör sermayesinin ülkeye çekilmesi hayati önem taşıyor.







