Devrik Suriye rejiminin başmüftüsü Ahmed Hassun, Şam 4. Ceza Mahkemesi tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Kararın ardından mahkeme heyeti, sanığın tüm taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına el konularak kamu hazinesine devredilmesine hükmetti. Sanık sandalyesinde cezanın yüzüne okunduğu anlara ait görüntüler, Suriye kamuoyunda ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Varil bombalarına fetva ve mezhepçi kışkırtma suçlaması
Duruşmalar boyunca mahkeme dosyasına giren deliller, Hassun’un dini makamını rejim güçlerinin askeri operasyonlarını meşrulaştırmak için kullandığını ortaya koydu.
Mahkemenin açıkladığı gerekçeli kararda yer alan suçlamalar şunları içeriyor:
Sivil yerleşim yerlerine yönelik varil bombalı hava saldırılarını dini referanslarla savunmak ve meşru göstermek,
Mezhepçi ayrımcılığı kışkırtarak iç savaşa sebebiyet veren eylemlerde bulunmak,
Milis güçlere düzenli mali yardım sağlamak ve yabancı askeri müdahaleleri alenen desteklemek,
Halep ve İdlib halkına yönelik tehcir ve imha çağrılarını kitle iletişim araçlarıyla yaymak.
Duruşmada konuşan Yargıç Fahreddin el-Uryan, Esad rejimi döneminde dini kurumların uluslararası insancıl hukuku ihlal etmek amacıyla araçsallaştırıldığını ifade etti.
Kaçmaya çalışırken yakalanmıştı
Ahmed Hassun, geçtiğimiz mart ayında ülke dışına kaçmaya çalışırken güvenlik güçlerince yakalanmıştı. Yargılama sürecinde sanığın geçmişte alıkonulan tutukluların serbest bırakılması karşılığında ailelerden rüşvet ve şantaj yoluyla maddi menfaat temin ettiği de gizli tanık ifadeleriyle kayıtlara geçti.
Başsavcılık dava dosyasındaki sabit deliller ışığında idam cezası talep etmiş olsa da mahkeme heyeti cezayı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis olarak karara bağladı.
Karar kamuoyunda “geciken adaletin tecellisi” olarak karşılandı
Hükmün kesinleşmesiyle birlikte Suriyeli hukukçular, aktivistler ve vatandaşlar sosyal medya platformlarında kararı “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Yapılan değerlendirmelerde, işlenen savaş suçlarına dini kılıf uyduran ve halka yönelik saldırıları teşvik eden figürlerin cezasız kalmamasının toplumsal adalet duygusunu güçlendirdiği vurgulandı.






















