İsrail ordusunun 5 Ağustos 2026’da Güney Lübnan’daki Kefr Şuba beldesi yakınlarına düzenlediği bombardımanın ardından başlayan orman yangınlarının boyutları uydu görüntüleriyle ortaya çıktı. 7 Ağustos tarihli Sentinel-2 uydu fotoğrafları üzerinde yapılan analizler, yangının Şeba Çiftlikleri bölgesindeki Dov Dağı’na doğru ilerleyerek yaklaşık 3 kilometrekarelik bir alanı küle çevirdiğini gösterdi.
Lübnan Resmi Haber Ajansı (NNA), İsrail bombardımanı nedeniyle başlayan yangının rüzgar ve sıcak havanın etkisiyle Hılta bölgesine doğru yayıldığını, Lübnan Sivil Savunma ekiplerinin ise güvenlik gerekçeleriyle bölgenin belirli kısımlarına müdahale etmesine izin verilmediğini bildirdi.
Yangın izleri ‘Sarı Hat’ sınırını geçti
4 ve 7 Ağustos tarihli uydu fotoğrafları karşılaştırıldığında, yangının bitki örtüsü üzerinde bıraktığı tahribat belirgin bir şerit halinde görülebiliyor. Kefr Şuba çevresinden başlayan yangın izi, doğu ve güneydoğu yönünde ilerleyerek İsrail kontrolündeki işgal altında bulunan Şeba Çiftlikleri (Dov Dağı) bölgesine kadar ulaştı.
Uydu analizlerinde dikkat çeken detaylar şunlar oldu:
-
Sınır ihlali: Yangın tahribatının, bölgedeki fiili konuşlanma hattı olarak bilinen “Sarı Hat”ın kuzeyine doğru genişlediği tespit edildi.
-
Geniş kapsama alanı: Sahadan gelen ilk raporlarda sadece ormanlık alan yangını olarak belirtilen olayın, dağlık arazi boyunca kilometrelerce uzanan devasa bir yanık izi bıraktığı doğrulandı.
Bir günde 113 mühimmat atıldı
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 6 Ağustos’ta yapılan bilgilendirmede, BM Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) yangının çıktığı gün İsrail ordusu tarafından fırlatılan 113 mühimmat kaydettiği belirtildi. Bu rakamın, 21 Haziran’dan bu yana tek bir günde kaydedilen en yüksek mühimmat sayısı olduğu vurgulandı. UNIFIL, aynı zaman diliminde Hizbullah tarafından herhangi bir füze veya mühimmat atışı tespit edilmediğini açıkladı.
Söz konusu askeri tırmanış ve yangınlar, ABD arabuluculuğunda 26 Haziran 2026’da imzalanan ve çatışmaların azaltılmasını hedefleyen çerçeve anlaşmasına rağmen meydana geldi. İsrail makamları saldırıların “Hizbullah ihlallerine yanıt” olduğunu iddia ederken, sahadaki güvenlik düzenlemelerine ilişkin görüş ayrılıkları devam ediyor.



