İsrail askeri, güvenlik ve istihbarat çevrelerinde yapılan son değerlendirmeler, Batı Şeria’da tırmandırılan baskı, gözaltılar ve yerleşimci şiddetinin umulanın aksine bir sükûnet değil, tam tersine kontrolden çıkabilecek büyük bir halk patlamasını tetikleyebileceği yönünde ciddi uyarıları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, izlenen stratejilerin bölgeyi öngörülemez bir kaosa sürüklediğine dikkat çekiyor.
Kontrolden Çıkan Şiddet ve “Gizli Fırtına”
Askeri kaynakların “etkisiz hale getirilmesi imkânsız bir kartopu” olarak nitelendirdiği mevcut durum, ordunun bölgedeki tugay sayısını artırmasına rağmen sahadaki tansiyonu düşürmeye yetmiyor. Güvenlik birimleri, askeri operasyonlar ile radikal yerleşimci saldırılarının birbirini beslediğini ve bunun halk nezdinde derin bir öfke birikimine yol açtığını belirtiyor. Bölgedeki sivil halkın her geçen gün daha fazla hedef alınması, sabır taşını çatlatma noktasına getirmiş durumda.
Kurumsal Çöküş ve Lidersiz Direniş Riski
İsrailli eski güvenlik yetkilileri ve stratejistler, olası bir isyanın geçmişteki intifadalardan çok farklı olacağı konusunda hemfikir. Belirli bir merkezî liderliğin bulunmayışı, patlak verecek olayların önlenmesini veya durdurulmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor. Ekonomik kısıtlamalar, işsizlik, toprak gaspı ve kutsal mekanlara yönelik provokasyonlar birleştiğinde, her an her yerde yerel ve bağımsız tepkilerin patlak vermesi işten bile değil.
Stratejik Çıkmaz ve Güvenlik Maliyeti
Hükümetin izlediği ilhak ve genişleme politikaları, İsrail ordusunu daha geniş bir coğrafyada, çok daha fazla noktayı korumak zorunda bırakarak stratejik bir çıkmaza sürüklüyor. Uzmanlar, artan maliyetlerin ve güvenlik açkılarının ülkeyi kendi iç dinamikleriyle yüzleşmeye zorlayacağını vurgularken, baskı politikalarının sürdürülemez olduğu gerçeği her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.



