Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) yangın takip haritalarında Afrika kıtasının orta ve güney bölgeleri devasa kırmızı lekel Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Angola, Zambiya, Tanzanya ve Malavi gibi ülkeleri kapsayan bu yoğun kırmızılık, ilk bakışta devasa orman yangınlarını andırsa da durum sanılandan çok farklı. Uzmanlar, bu görüntülerin Avrupa veya Kuzey Amerika’daki yıkıcı orman yangınlarıyla karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor.
Piksel boyutu algıyı nasıl yanıltıyor?
Fransız Le Télégramme gazetesinin analizine göre, uydular doğrudan yangınları değil, yeryüzündeki “termal anormallikleri” yani sıcak noktaları tespit ediyor. Birkaç onlarca metrekarelik küçük bir tarla yakma işlemi dahi haritada, kilometrelerce genişlikteki büyük bir yangınla aynı boyutta kırmızı bir piksel olarak temsil ediliyor. Milyonlarca çiftçinin aynı dönemde küçük tarlasını yakması, uydudan devasa tek bir yangın gibi algılanıyor.
NASA’nın yangın izleme sistemi FIRMS’ten Diane Davies de durumu doğrulayarak, sistemdeki piksellerin haritada görünür olabilmesi için belirli bir büyüklükte çizildiğini, görüntü yaklaştırıldığında bu noktaların münferit küçük odaklardan ibaret olduğunun anlaşıldığını ifade ediyor.
Bölgesel gelenek: Geleneksel anız yakma yöntemi
Haritadaki bu ısınmaların temel nedeni, bölgede yüzyıllardır sürdürülen geleneksel tarım yöntemi. Çiftçiler ve hayvancılar, tarlaları temizlemek, toprağı besleyici küllerle gübrelemek ve hayvanlar için taze ot büyümesini teşvik etmek amacıyla bitkileri kesip kuruttuktan sonra kontrollü şekilde yakıyor. Savanalarda kısa sürede yanıp sönen bu düşük yoğunluklu çalı yangınları, ekolojik döngünün bir parçası kabul ediliyor.
Witwatersrand Üniversitesi tarafından hazırlanan güncel raporda, Afrika’nın küresel ölçekte yakılan alanların büyük bölümünü oluşturduğu, ancak 2025-2026 sezonunda kıta genelinde yakılan alan miktarının uydu kayıtlarının en düşük seviyesine gerilediği belirtiliyor.
Buna karşın uzmanlar, genel düşüşün yerel felaketleri gizlememesi gerektiğine dikkat çekiyor. Sudan gibi çatışma bölgelerinde yangın alanlarının rekor kırdığı, ayrıca kontrolsüz rüzgarlarla büyüyen küçük yangınların hava kalitesini düşürerek yerel halk için ciddi riskler oluşturduğu ifade ediliyor.



