Cezayir’in Maskara eyaletinde meydana gelen ve kamuoyunda “Zehana Faciası” olarak adlandırılan korkunç trafik kazası, ülke genelinde büyük bir yasa neden olmuştu. İki ailenin toplamda 6 ferdini kaybettiği bu elim kazanın ardından yaşananlar, toplumsal vicdanda derin bir iz bıraktı. Kaza sonrasında tutuklu yargılanan kamyon şoförünün ailesi, Doğu Cezayir’deki Khenchela kentinde bulunan bir camide mağdur ailelerle bir araya gelerek barış ve af talebinde bulundu.
Camide Gerçekleşen Tarihi Yüzleşme
Kazanın ardından sosyal medyada hızla yayılan görüntüler büyük bir infial yaratmış ve olay ülke gündeminin ilk sırasına yerleşmişti. Ancak Khenchela’daki camide kurulan taziye ve uzlaşı meclisinde beklenmedik, bir o kadar da sarsıcı bir tablo ortaya çıktı. Kazada evlatlarını ve yakınlarını kaybeden acılı aileler, mahkeme salonlarından önce vicdanlarının sesini dinleyerek eşine az rastlanır bir karara imza attı.
Diyeti Reddettiler, Sürücünün Kızına El Uzattılar
Görüşme sırasında şoförün ailesi tarafından getirilen geleneksel diyet bedeli (240 bin Cezayir dinarı / yaklaşık 18 bin dolar), mağdur aileler tarafından anında reddedildi. Aileler, mikrofon aracılığıyla kazanın bir “kaza, kader ve alın yazısı” olduğunu vurgulayarak sürücüyü tamamen affettiklerini ilan etti.
Bununla da kalmayan aileler, toplanan diyet parasını geri çevirmekle birlikte, cezaevindeki sürücünün küçük kızına destek olmak amacıyla kendi ceplerinden 30 bin Cezayir dinarı (yaklaşık 2250 dolar) tutarında maddi yardımda bulundu. Bu örnek tutum, hem yerel basında hem de dijital platformlarda adalet ve merhamet dengesinin en somut örneği olarak nitelendirildi.
Yargı Süreci ve Toplumsal Yansımaları
Sürücünün yasal olarak cezaevindeki tutukluluk hali soruşturma tamamlanana kadar devam ederken, mağdur ailelerin sergilediği bu asil tutumun yargı sürecindeki takdir yetkisini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Uzmanlar, bu tür insani ve barışçıl adımların toplumdaki kin ve husumet zincirini kırarak benzer trajedilerde önemli bir emsal teşkil ettiğini belirtiyor. “Zehana Faciası”, sadece trajik bir kaza olarak kalmayıp, insanlığın en zor şartlarda bile erdemle galip gelebileceğini kanıtlayan tarihi bir olay olarak kayıtlara geçti.

















