Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İngiliz gazeteci Piers Morgan’a verdiği mülakatta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu doğrudan hedef alarak, Gazze’de işlenen fiillerin savaş suçu teşkil ettiğini ve Netanyahu’nun bir “savaş suçlusu” olduğunu söyledi. Al Sani, bölgedeki karmaşık ve gergin atmosfere rağmen Katar’ın barış adına diplomasiye öncelik vermeyi ve arabuluculuk misyonunu sürdürmeyi kararlılıkla devam ettireceğini ifade etti.
Netanyahu’nun Katar’ı hedef alan açıklamalarıyla kamuoyunu yanıltmaya ve sahte gerçeklikler üretmeye çalıştığını dile getiren Katar Başbakanı; İsrail Başbakanı’nın kendi ve kabinesinin eylemleriyle yüzleşmek yerine suçu başkalarına attığını belirtti. Geçtiğimiz yıl Doha’yı hedef alan İsrail saldırısını bir kez daha kınayan Al Sani, “Tarih boyunca savaşlarda dahi arabulucuların hedef alınması görülmemiştir. Netanyahu bu saldırıyla tüm kırmızı çizgileri aşmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel savaşı durdurmak için 3 kritik dosya
Bölgesel gerilimin küresel ekonomiyi derinden sarstığını ve kapalı kapılar ardındaki diplomasinin en etkili yol olduğunu savunan Al Sani, çatışmaların sonlandırılması için üç temel başlığın çözüme kavuşturulması gerektiğine işaret etti:
- Nükleer mutabakat: İran’ın barışçıl nükleer enerji hakkını tanıyan, yaptırımların kaldırılmasını öngören ve hem Washington’ı hem de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nı tatmin eden bir anlaşmanın sağlanması.
- Hürmüz Boğazı güvenliği: Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisinin uluslararası hukuk çerçevesinde garanti altına alınması.
- Bölgesel güvenlik mimarisi: Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile İran arasında iç işlerine karışmama, saldırmazlık ve iyi komşuluk ilkelerine dayalı yeni bir güvenlik düzeninin inşa edilmesi.
Tahran ve Washington hattında mekik diplomasisi
İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin soruları yanıtlayan Al Sani, Katarlı yetkililerin İran Dini Lideri Mücteba Hamaney ile doğrudan bir teması bulunmadığını aktardı. İranlı muhataplarla görüşmelerin resmi kanallardan; cumhurbaşkanlığı, dışişleri bakanlığı ve ulusal güvenlik konseyi üzerinden etkin şekilde yürütüldüğünü ve iletilen mesajların nihai olarak dini liderlik onayından geçtiğinin kendilerine bildirildiğini belirtti.
ABD yönetimiyle temaslara da değinen Katar Başbakanı, ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomasi fırsatları doğduğunda her zaman son derece yapıcı, ilgili ve olumlu bir yaklaşım sergilediğini belirterek, yürütülen ortak barış çabalarının bu kez somut bir neticeye ulaşmasını temenni ettiklerini kaydetti.


















