Yemen’in batı kıyısı ile Taiz kırsalında tırmanan şiddetli askeri çatışmalar, ülkedeki göç haritasını yeniden çiziyor. Birleşmiş Milletler İnsani İhtiyaçlar ve Müdahale Planı verilerine göre çatışmalar öncesinde zaten 5,2 milyon iç göçmenle dünyanın en büyük beşinci yerinden edilme krizine sahne olan Yemen’de, son çatışma dalgası on binlerce aileyi daha yerinden etti. Hükümete bağlı Mülteci Kampları Yönetimi Yürütme Birimi’nin paylaştığı son rapora göre, yalnızca eylül ayının son haftasına kadar 10 farklı vilayete dağılan yeni sığınmacı sayısı 27 bin 413 aileye, yani toplamda 180 bin 513 kişiye ulaştı. Bu rakamın yalnızca sekiz gün önce 122 bin seviyesinde olması, göç dalgasının ulaştığı baş döndürücü hızı gözler önüne seriyor.
Göç yükünü en çok Taiz ve Lahic sırtlıyor
Açıklanan resmi verilere göre en büyük göç dalgası çatışmaların merkezindeki Taiz vilayetine yöneldi. Toplam sığınmacı nüfusunun yarısından fazlasına tekabül eden 93 bin 917 kişi (13 bin 409 aile) Taiz genelindeki 15 ilçeye sığındı. Göç akınının vilayetlere göre dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
- Taiz: 93 bin 917 kişi (başta El-Meafir ve Şemayiteyn ilçeleri)
- Lahic: 42 bin 301 kişi (özellikle El-Mudaribe ve Ras el-Are kıyıları)
- Geçici Başkent Aden: 17 bin 782 kişi (başta El-Bureyka ve Dar Saad)
- Ebyen: 10 bin 552 kişi
- Hudeyde: 10 bin 297 kişi
- Marib: 2 bin 884 kişi
Geriye kalan nüfus ise Dali, El-Mehra, Hadramut ve Şebve vilayetlerine dağılmış durumda. Sığınmacıların tamamı kamplara yerleşemezken, özellikle Aden’de ailelerin büyük bölümü akrabalarının yanına ya da derme çatma barakalara sığınmak zorunda kalıyor.
Günler süren ölüm rotası ve barınma krizi
Hudeyde ve Taiz kırsalından kaçan siviller, günlerce süren yıpratıcı yolculukların ardından güvenli bölgelere ulaşabiliyor. Ulaşım araçlarının bulunamaması veya askeri operasyonlar nedeniyle yolların kapanması yüzünden kilometrelerce yolu yürüyerek aşan aileler, askeri kamyonlar ve tesadüfen geçen araçlarla taşınıyor. Aden’in batısındaki Ras İmran bölgesinde kurulan El-Firdews Kampı yeni gelenleri ağırlamaya çalışırken, bölgedeki mevcut altyapı hem yıllardır çadırlarda yaşayan eski sığınmacıların hem de yeni gelenlerin barınma, temiz su ve gıda ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor.
Yıllardır kronik göç yükünü taşıyan Marib’deki El-Cufeyne Kampı gibi merkezlerde ise mevcut kaynaklar tükenme noktasına geldi.
Babülmendep üzerinden Cibuti ve Afrika Boynuzu’na kaçış
Çatışmaların şiddeti ülke sınırlarını da aşmış durumda. Karadan kaçış yolları kapanan çok sayıda sivil, balıkçı tekneleriyle Babülmendep Boğazı’nı aşarak Kızıldeniz’in karşı kıyısına geçiyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), eylül ayı sonu itibarıyla 3 bin 700’den fazla Yemenlinin teknelerle Cibuti kıyılarına ulaştığını, bazı ailelerin ise Somaliland ve Puntland bölgelerine sığındığını doğruladı. Cibuti’deki Obock mülteci merkezinde kayıt altına alınan sığınmacılar için uluslararası acil yardım çağrısı yapıldı.
Dünya Gıda Programı (WFP), son çatışmalardan etkilenen 45 bin kişiye acil gıda desteği sağlandığını, çatışmaların genişlemesi halinde 1,5 milyon insana daha ulaşılması gerektiğini ancak uluslararası fonlardaki açığın yardım operasyonlarını ciddi şekilde kısıtladığını duyurdu.

















