Mısır’ın başkenti Kahire’deki bir alışveriş merkezinde meydana gelen ve 3 kişinin ölümü, 17 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan helyum tüpü patlaması, son dönemde yaşanan benzer olayların üçüncüsü oldu. Daha önce Yeni Dimyat ve Dar es-Selam bölgelerinde meydana gelen can kayıplı kazaların ardından, yanıcı olmayan asal bir gazın nasıl ölümcül bir patlamaya yol açtığı bilimsel ve adli açıdan tartışılıyor.
Kimyasal değil fiziksel patlama mekaniği
Fizik uzmanları, helyumun yanıcı ve parlayıcı olmayan yapısı gereği patlamaların kimyasal bir reaksiyondan ziyade fiziksel şartlardan kaynaklandığına dikkat çekiyor. Yüksek basınç altında depolanan helyum tüplerinin metal gövdesinde meydana gelen yırtılma veya valf hasarları, sıkışan enerjinin ani bir şok dalgası halinde serbest kalmasına yol açıyor. Bu basınç dalgası, ortamdaki nesneleri şarapnel etkisine dönüştürerek ağır yaralanma ve ölümlere neden olabiliyor.
Aşırı dolum, uygunsuz tüpler ve hidrojen şüphesi
Uzman değerlendirmelerine göre faciaların arkasında üç ana ihmal ihtimali öne çıkıyor:
-
Aşırı Basınç ve Dolum Hataları: Tüplere belirlenen kapasitenin üzerinde gaz basılması ve hızlı dolum esnasında artan sıcaklığın basıncı kritik seviyelere taşıması.
-
Standart Dışı Malzeme Kullanımı: Helyum basıncına dayanıklı olmayan düşük kaliteli veya asetilen gibi düşük basınçlı gazlar için üretilmiş kapların tercih edilmesi.
-
Sahte Gaz Karışımı (Hidrojen): Yüksek maliyetli helyum yerine tüplere ucuz ancak son derece yanıcı olan hidrojen gazının karıştırılması ihtimali.
Resmi raporlar ve laboratuvar analizleri bekleniyor
Olay yerlerinde yangınların da çıkması hidrojen karışımı şüphelerini güçlendirse de nihai nedenlerin tüplerden alınacak gaz numunelerinin laboratuvar analizleri ve adli tahkikat sonucunda kesinleşeceği bildirildi.



