Suriye’de 2024 yılında Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Batılı ülkeler, “uluslararası koruma gerekçesinin ortadan kalktığı” tezini öne sürerek Suriyeli sığınmacılara yönelik yasal hakları kısıtlamaya ve sınır dışı süreçlerini hızlandırmaya başladı. Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) koruma statüsü iptallerini rekor seviyeye çıkarırken, ABD İç Güvenlik Bakanlığı da Suriyeliler için Geçici Koruma Statüsü’nün (TPS) sona erdiğini duyurdu.
Washington yönetimi, alternatif yasal statüsü bulunmayan Suriyelilere 60 gün içinde ülkeyi gönüllü olarak terk etmeleri çağrısında bulunarak, aksi takdirde zorla sınır dışı işlemlerinin başlatılacağını bildirdi.
Almanya’da koruma iptalleri yüzde 23’ü aştı
Almanya’da Şansölye Friedrich Merz hükümeti, Sol Parti’nin (Die Linke) soru önergesine verdiği yanıtta sığınma iptallerindeki çarpıcı artışı doğruladı. BAMF verilerine göre:
-
İnceleme Sayısı: Yılın ilk yarısında incelenen 8.320 sığınma dosyasının yüzde 23,2’sinde koruma statüsü geri alındı veya iptal edildi.
-
Oransal Artış: Statü iptal oranının 2024’te yüzde 3,1 ve 2025’te yüzde 3,7 seviyesinde kaldığı, mevcut tablonun benzeri görülmemiş bir hızlanmaya işaret ettiği belirtildi.
-
Maddi Teşvikler: Zorunlu geri göndermelerin yanı sıra Avusturya gönüllü dönüşler için 3 bin avroya kadar hibe sağlarken, Berlin yönetiminin 8 bin avroya varan destek paketlerini değerlendirdiği ifade edildi.
Yıkılmış altyapı ve zorunlu dönüş riski
Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC), geri dönen milyonlarca Suriyelinin elektrik, su, sağlık ve eğitim gibi en temel hizmetlerden mahrum olduğunu vurguluyor.
Aralık 2024’ten bu yana ülkeye dönenlerin üçte ikisinden fazlasının hasarlı ve güvensiz konutlarda yaşadığı kaydedilirken; Batı’daki yasal korumanın kaldırılması sonucu yaşanan dönüşlerin “tam anlamıyla gönüllü olmadığı”, altyapı yetersizliğinin ise yeni toplumsal krizleri tetikleyebileceği uyarısı yapılıyor.



