İran toplumunda ABD ile süregelen çatışmalar ve Hürmüz Boğazı krizine dair tartışmalar gazetelerden televizyon ekranlarına, sokaktaki vatandaşlardan siyasi analizcilere kadar geniş bir yelpazede devam ediyor. Ülkenin içinde bulunduğu “ne barış ne savaş” durumunun ne zaman sona ereceği belirsizliğini korurken, muhafazakar ve reformcu kanatlar ile halkın tutumu farklılık gösteriyor.
Muhafazakar yayın organları ve kesimler askeri gücün caydırıcılık sağladığını savunurken, reformcu basın ve vatandaşların bir kısmı ekonomik yükün hafifletilmesi için diplomatik uzlaşıya öncelik verilmesini istiyor.
Basın ve uzmanlar ikiye bölündü
Muhafazakar Keyhan gazetesi, İran’ın sergilediği askeri gücün sonuç verdiğini, ABD Başkanı Donald Trump’ın geri adım attığını ve Hürmüz ile Babülmendep boğazlarının kontrolünün kritik kaldığını öne sürdü. Buna karşılık reformcu Sazandegi gazetesi “ne barış ne savaş” belirsizliğinin derhal sonlandırılması gerektiğini vurgularken, Etemad gazetesi Trump’ın tehditlerini geri çekmek zorunda kaldığına dikkat çekti.
Siyaset uzmanı Ruzbeh Alamdari ise ABD ile yürütülecek olası müzakerelerin başarısının, İsrail’in bölgedeki askeri hamlelerini durdurmasına ve Trump’ın iddialı söylemlerinden vazgeçmesine bağlı olduğunu ifade etti. Sokaktaki vatandaşlar arasında da ülkede daha fazla kayıp verilmemesi için uzlaşmayı savunanlar olduğu gibi, ABD’ye güvenilemeyeceğini belirterek müzakerelere karşı çıkanlar ve belirsizliğin bir an önce giderilmesini isteyenler yer alıyor.
Çelişkili açıklamalar ve Boğaz diplomasisi
Askeri harekat söylemlerinin ardından açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer kapasitesinden arındırılmasının temel hedef olduğunu ve İran yönetiminin çelişkili tutum sergilediğini iddia etti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise öncelikli hedefin Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin güvenliğini sağlamak olduğunu ve uzun vadeli nükleer görüşmelere odaklanıldığını belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD ile doğrudan bir müzakere yürütüldüğü iddialarını yalanladı. Umman ile yapılan temasların Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş rotalarının belirlenmesine yönelik olduğunu belirten Bekayi; Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Pakistan gibi bölge ülkeleriyle diplomatik temasların sürdüğünü kaydetti.



