Suriye susuzluğun eşiğinde: Su kaynakları tamamen kuruyor mu?

İklim krizi, hatalı tarım politikaları ve bölgesel baskılarla boğuşan Suriye, tehlikeli bir su fakirliği eşiğine sürüklendi.

Suriye susuzluğun eşiğinde: Su kaynakları tamamen kuruyor mu?
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye, her geçen yıl derinleşen kuraklık dalgaları, nehir debilerindeki dramatik düşüşler ve yer altı su rezervlerinin kontrolsüzce tüketilmesiyle tarihinin en ağır su krizlerinden birini yaşıyor. Yaşanan felaket yalnızca gıda güvenliğini tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda ülkenin gelecekteki istikrarını da doğrudan sarsıyor.

“Suria Now” platformu tarafından yayımlanan “Suriye’de Su: Kuraklıkla Ateşkes” adlı belgesel, ülkedeki su krizinin perde arkasını ve bu felakete zemin hazırlayan çok boyutlu dinamikleri gözler önüne serdi. Ortaya çıkan tablo; sert iklim koşulları, Esed rejiminin on yıllar süren yıkıcı tarım ve su yönetimi mirası, sınır aşan suların durumu ve güneydeki İsrail işgalinin stratejik su kaynakları üzerindeki baskısının bir araya geldiği karmaşık bir krize işaret ediyor.

Rakamlarla su fakirliği: Kişi başına düşen miktar çöktü

Belgeselde paylaşılan veriler, Suriye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarındaki trajik erimeyi belgeliyor. 1995 yılında kişi başı 1791 metreküp seviyesinde olan su miktarı, 2005 yılında 882 metreküpe geriledi. Bu düşüş devam ederek 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 675 metreküpe kadar indi. Bu veriler, Suriye’nin uluslararası standartlarda belirlenen 1000 metreküplük su fakirliği sınırının oldukça altına inerek “aşırı su kıtlığı” kategorisine girdiğini doğruluyor.

Baraj ve su kaynakları uzmanı Abdürrezzak Ferec el-Uleyvi, yağışlı geçen münferit dönemlerin aldatıcı olmaması gerektiğini vurguluyor. Uzun yıllara yayılan kuraklığın yer altı sularında kümülatif bir kayba yol açtığını belirten El-Uleyvi, tüketilen rezervlerin geri kazanılması ve gerçek bir toparlanmadan söz edilebilmesi için art arda yağışlı yıllara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.

Uydu görüntüleri, ülkenin can damarı sayılan nehirlerdeki kurumayı açıkça sergiliyor. Cezire bölgesinde 2000 yılında 2,2 milyar metreküp debiye sahip olan Habur Nehri, 2017’de kuruma noktasına geldikten sonra 2023 itibarıyla kuruyan bir nehir yatağına dönüştü. Haseke’deki Cıkcık Nehri de aşırı kuraklık ve denetimsiz kuyu açımları nedeniyle haritadan silinme aşamasına geldi.

İklim değişikliği ve tarımsal çöküş

Suriye topraklarının yaklaşık yüzde 70’i yıllık 250 milimetrenin altında yağış alıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verileri de kuraklık dalgalarının sıklığında daha önce görülmemiş bir artış yaşandığını gösteriyor. 1900 ile 2005 yılları arasında sadece altı kez şiddetli kuraklık yaşayan ülke, 2006 sonrasında peş peşe gelen kuraklık dönemlerine maruz kaldı.

2008 ve 2009 yıllarında kendi kendine yeten bir üretici konumundan buğday ithalatçısına dönüşen Suriye’de, 2006 ile 2010 yılları arasında 300 bin çiftçi ailesi topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Yağışsızlığın doğrudan 3,5 milyon hektarlık kuru tarım arazilerini vurduğunu belirten Doğal Kaynaklar Danışmanı Dr. Muvaffak eş-Şeyh Ali, bu durumun çiftçileri bilinçsizce yer altı suyuna yönelttiğini aktarıyor. Öte yandan su yüzeylerini hızla kaplayan su sümbülü gibi istilacı bitkiler de sudaki oksijen dengesini bozarak mevcut suyun kalitesini düşürüyor.

Sınır aşan sular ve jeopolitik baskılar

Yüzey suyu kaynaklarının yüzde 70’inden fazlası ülke sınırları dışından gelen Suriye’de, komşu ülkelerle paylaşılan sular toplam potansiyelin yarısından fazlasını oluşturuyor. Fırat, Dicle, Asi ve Yermuk gibi nehirlerin debilerindeki düşüşler krizin dış boyutunu gözler önüne seriyor.

Belgeselde ayrıca, devrik Esed rejiminin ardından İsrail’in ülkenin güneyindeki ilerleyişiyle stratejik su kaynaklarını kontrol altına aldığına dikkat çekiliyor. Golan Tepeleri, Şeyh Dağı ve Yermuk Nehri hattındaki ilerleyişin yanı sıra Vahde ve Mantara barajları dahil 10 kritik su bendinin doğrudan denetim altına alınmasının, güneydeki su altyapısı üzerinde ciddi bir risk oluşturduğu belirtiliyor.

Esed rejiminin kötü yönetim mirası ve savaşın tahribatı

Krizin temelinde, baba ve oğul Esed yönetimlerinin uyguladığı yanlış su politikaları yer alıyor. Modern sulama tekniklerinin payı yüzde 23 seviyesinde kalırken, arazilerin büyük kısmında geleneksel salma sulamanın sürdürülmesi ve açılan kaçak kuyu sayısının hızla fırlaması (1999’da 135 bin olan kuyu sayısının 2007’de 213 bine çıkması) yer altı su seviyelerini tüketti.

2003-2010 yılları arasında Sulama Bakanlığı yapan Nadir el-Bünni, geçmişteki idari hataların kırsaldan kente göçü hızlandırdığını kabul ederek, her kuyu için çiftçi birlikleri kurularak israfın önlenememiş olmasını büyük bir eksiklik olarak nitelendiriyor. Rejim döneminde 6 ayrı su havzası yönetiminin feshedilerek yetkilerin Şam’daki tek merkezde toplanması ve kurumların başına aile üyelerinin getirilmesi su yönetiminde kurumsal çöküşe yol açtı.

2011 sonrasında yaşanan çatışmalar ise su altyapısını bir silaha dönüştürdü:

  • Su arıtma tesislerinin üçte biri ağır hasar gördü.
  • Su depolarının üçte biri tamamen devre dışı kaldı.
  • Pompalama istasyonlarının yarısı çalışamaz hale geldi.

Şebekelerin çökmesi halkı temiz olmayan kontrolsüz kaynaklara yöneltti ve bu durum 2022’de 50 binden fazla vaka ile 100 can kaybına yol açan kolera salgınını tetikledi.

Yeni dönemde çözüm arayışları

Devrik yönetimin ardından göreve gelen yeni Suriye yönetimi, yer altı rezervlerinin tükenmesini durdurmak ve mevcut kaynakları korumak amacıyla yeni planlar üzerinde çalışıyor.

Uzmanlar, yağış alan vadilerde sel ve yağmur sularını toplayacak gölet ve küçük baraj projelerinin hayata geçirilmesinin yer altı sularını beslemede kritik rol oynayacağını belirtiyor. Bölgede su kaynaklarının hızla tükenmesi, önümüzdeki yıllarda Orta Doğu’daki en büyük krizlerin su kaynakları üzerinden yaşanabileceğini ve acil sürdürülebilir politikalara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor.

Suriye susuzluğun eşiğinde: Su kaynakları tamamen kuruyor mu?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.