ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı yürüttüğü “aşırı baskı” stratejisi kapsamında iki gün önce duyurduğu kapsamlı askeri operasyonu askıya alarak diplomasiye yeniden şans tanıdığını açıkladı. Beş aydır devam eden savaş boyunca benzer bir yaklaşım sergileyen Trump; Tahran yönetimine enerji santrallerinin imha edilmesi veya petrol altyapısına el konulması yönünde sert uyarılarda bulunduktan sonra, Körfez müttefiklerinin devreye girmesiyle son dakikada geri adım atıyor.
Sert söylemler ve ani geri adımlarla müzakerelerde üstünlük kurmayı hedefleyen bu strateji, Tahran yönetimi tarafından stratejik bir yıpratma süreci olarak değerlendiriliyor. ABD ordusunun İran’ın hava ve deniz kuvvetlerine ağır darbeler vurduğunu savunan Trump’a karşı Tahran; ABD’nin mühimmat stoklarının azalmasına ve Kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde Amerikan kamuoyunda artan savaş karşıtlığına güveniyor.
Körfez müttefiklerinin rolü ve ara seçim baskısı
Trump, geniş çaplı bombardıman planını iptal etmesinde Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin yanı sıra bazı İranlı yetkililerin diplomasiye zaman tanınması yönündeki taleplerinin etkili olduğunu belirtti. Özellikle Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yapılan görüşmelerin kararda kritik rol oynadığı ifade ediliyor.
Yaklaşan seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde de savaşın getirdiği ekonomik yükler ve tırmanan enerji fiyatları konusunda endişeler artıyor. Yapılan kamuoyu araştırmaları, Amerikalıların yaklaşık üçte ikisinin 28 Şubat’ta başlayan İran savaşını gereksiz bulduğunu gösteriyor. Kongre’deki Cumhuriyetçi senatörler, enerji piyasalarında yaşanabilecek yeni bir kriz ve yüksek enflasyon riskine karşı askeri tırmanma yerine yaptırımların sıkılaştırılması ile nükleer programa odaklanılması gerektiğini savunuyor.



