İsrail Merkezi Seçim Komisyonu, 27 Ekim’de yapılması planlanan erken genel seçimler öncesinde Birleşik Arap Listesi (Ra’am) ve Ortak Liste’nin seçimlere katılımını engelleyen tartışmalı bir karara imza attı. Karara sert tepki gösteren Arap siyasi partileri ve sivil toplum temsilcileri, Başbakan Binyamin Netanyahu ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’i iktidarı kaybetme korkusuyla Arap seçmeni tasfiye etmeye çalışmakla suçladı.
Siyasi temsil hakkına görülmemiş engel
Seçim Komisyonu’nun onayladığı ihraç kararı; Mansur Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi ile Yusuf Cebarin’in başında bulunduğu Barış ve Eşitlik İçin Demokratik Cephe (Hadaş), Ahmed et-Tibi liderliğindeki Değişim İçin Arap Hareketi (Ta’al) ve Sami Ebu Şehade liderliğindeki Ulusal Demokratik Birlik’in (Beled) oluşturduğu Ortak Liste’yi kapsıyor. Komisyon ayrıca Ofer Cassif ve Sami Ebu Şehade gibi isimlerin adaylıklarını da tekil olarak veto etti.
Gözlemciler, 1948 sınırları içinde yaşayan ve ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 21’ini oluşturan 1,25 milyonu aşkın Filistinli seçmenin siyasi temsil hakkının hedef alındığına dikkat çekiyor.
Arap liderlerden ortak tepki: Hedef hükümeti korumak
Engelleme kararının tamamen siyasi saiklerle alındığını belirten Birleşik Arap Listesi, hükümetin dengeleri değiştirme gücünden korktuğu için kendilerini yarışın dışına ittiğini vurguladı.
Ortak Liste lideri Yusuf Cebarin ise aşırı sağcı koalisyonun Arap oylarının hükümeti düşürebileceğini gördüğünü belirterek şunları kaydetti:
“Netanyahu ve Ben-Gvir koalisyonu, Arap seçmenin sandığa giderek ırkçı hükümeti devirme gücünden çekiniyor. Bu hamle demokratik iradeyi kırmaya yönelik açık bir siyasi darbedir.”
Adaylığı kişisel olarak da engellenen Sami Ebu Şehade, hükümet politikalarına ve Gazze’deki operasyonlara yönelik eleştirileri nedeniyle susturulmak istendiğini dile getirdi. Ebu Şehade, karara karşı hem Yüksek Mahkeme nezdinde hem de meydanlarda meşru direnişlerini sürdüreceklerini ifade etti.
Karar Yüksek Mahkeme’ye taşınıyor
Arap Azınlık Hakları Hukuk Merkezi (Adalah), Seçim Komisyonu’nun vetosunun hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, eski dönemlere ait tasarılar ve siyasi argümanlar üzerinden kurgulandığını açıkladı.
Merkezi Seçim Komisyonu’nun aldığı ihraç kararları kesin nitelik taşımıyor. Geçmiş dönemlerde benzer engellemeleri bozan İsrail Yüksek Mahkemesi’nin sunulacak itirazları inceleyerek nihai kararı vermesi bekleniyor. Arap partilerinin akıbeti Yüksek Mahkeme’nin vereceği hükümle kesinlik kazanacak.

















