Milli Savunma Bakanlığı, Musul yakınlarında konuşlu Başika (Zelikan) Üssü’nün mutabık kalınan mekanizma çerçevesinde kademeli olarak Irak makamlarına devredilmesine karar verildiğini açıkladı. Bakanlık, devir kararının Irak merkezi hükümetinin Sincar bölgesinde hayata geçirdiği güvenlik tedbirlerinde kaydettiği somut ilerleme doğrultusunda alındığını bildirdi.
Söz konusu adım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında New York’ta gerçekleştirdiği kritik görüşmenin hemen ardından geldi. İki lider, güvenlik iş birliğini artırma ve Irak devletinin Sincar’da tam hakimiyet kurarak bölgedeki terör unsurlarının varlığını sonlandırma konusunda tam bir uzlaşıya varmıştı.
Yıl sonuna kadar sürecin tamamlanması bekleniyor
Liderler düzeyinde varılan anlaşma gereğince Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının Başika Üssü ile Musul yakınlarındaki bir diğer küçük üs noktasından kademeli çekilme sürecinin yıl sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor. Çekilme ve devir süreci, belirlenen ortak takvim ve koordinasyon protokolü doğrultusunda Bağdat yönetimiyle eş güdüm içinde yürütülecek.
Irak Başbakanı Zeydi ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, devlet otoritesi dışındaki tüm silahların toplanması için hazırlanan yol haritasının işlediğini ve bu sürecin 30 Haziran tarihine kadar tamamlanacağını belirtti. Zeydi, Irak topraklarında faaliyet gösteren ülke dışı tüm yasa dışı silahlı grupların tamamen silahsızlandırılacağını vurguladı.
2015’ten bugüne uzanan askeri varlık
Türkiye, terör örgütü DEAŞ’ın 2014 yılında Musul’u ele geçirmesinin ardından, yerel güçleri eğitmek ve bölgedeki askeri güvenliği desteklemek amacıyla 2015 yılında Başika bölgesine askeri unsurlar konuşlandırmıştı. Bölgedeki Arap, Türkmen ve Kürt yerel birliklerin eğitimini üstlenen üs, zaman içinde Ankara ile Bağdat arasındaki diplomasi trafiğinde sıkça müzakere edilen bir başlık haline gelmişti.
Ankara, güney sınırındaki ulusal güvenliğini koruma ve terör örgütü PKK’nın Sincar başta olmak üzere bölgedeki yapılanmasını engelleme kararlılığını sürdürürken, Irak hükümetinin sınır güvenliği ve egemenlik adımlarını güçlendirmesi iki başkent arasındaki askeri koordinasyonu yeni bir safhaya taşıdı.





















