Irak, terör örgütü DEAŞ ile mücadele kapsamında 2014 yılında kurulan ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin askeri misyonunun resmen tamamlanmasıyla yeni bir güvenlik dönemine adım attı. Ülke genelindeki askeri üslerin ve teçhizatların devredilmesinin ardından güvenlik yetkisinin tamamen ulusal kurumlara geçmesi, Bağdat yönetimi tarafından “egemenlik kararının yeniden tesisi” olarak değerlendiriliyor.
Erbil Hava Üssü boşaltıldı, askeri misyon bitti
Irak Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abudi, Uluslararası Koalisyon misyonunun sona ermesinin uzun soluklu bir koordinasyonun ürünü olduğunu ve bu sürecin Irak için tarihi bir “egemenlik günü” anlamına geldiğini belirtti. Abudi, muharip misyonun bitmesinin müttefik ülkelerle güvenlik bağlarının koptuğu anlamına gelmediğini, sürecin iki taraflı ortaklık, istihbarat paylaşımı ve savunma teknolojileri iş birliği zeminine taşındığını vurguladı.
Pentagon da Erbil Hava Üssü’ndeki askeri personelin ve teçhizatın planlı çekilme sürecinin tamamlandığını duyurdu. Washington yönetimi, Irak ordusuna yönelik hedef odaklı eğitim ve istihbarat desteğinin ikili savunma mutabakatları kapsamında sürdürüleceğini kaydetti. Bölgeden ayrılan birliklerin bir kısmı Ürdün başta olmak üzere komşu ülkelerdeki bölgesel üslere kaydırılırken, Suriye sahasındaki terörle mücadele operasyonlarının yerel ortaklarla devam ettiği bildirildi.
Silahların devlet tekeline alınması ve 2027 takvimi
Yabancı askeri varlığın çekilmesinin ardından Bağdat’ı bekleyen en kritik sınav, silahların yalnızca devlet kurumlarının tekeline alınması meselesi olarak öne çıkıyor. Irak Anayasası’nın resmi silahlı kuvvetler dışındaki askeri milis oluşumlarını yasaklayan amir hükmüne işaret eden Abudi, silahlı gruplarla yürütülen müzakerelerde önemli aşamalar kaydedildiğini bildirdi.
Yapılan uzlaşmalar doğrultusunda, silahların orduya devredilmesi ve milis unsurların resmi ordu bünyesine entegrasyonu için Haziran 2027’ye kadar uzanan kademeli bir takvim belirlendi. Bazı grupların envanterlerindeki ağır ve orta kalibreli silahları devlete teslim etmeye başladığı aktarılırken, hükümet yetkilileri sürecin bir iç çatışma yerine uzlaşı ve anayasal meşruiyet çerçevesinde tamamlanacağını savunuyor.
Bölgesel denge, sınır hattı ve hava savunma ihtiyacı
Uluslararası Koalisyon sonrası stratejide sınır güvenliği ve bölgesel krizlerden uzak durma ilkesi ön plana çıkıyor. Sözcü Abudi, Irak topraklarının hiçbir komşu ülkeye yönelik saldırı ya da operasyon sahası olarak kullanılmasına izin verilmeyeceğini, petrol ihracatının ve ulusal ekonominin korunması için istikrarın şart olduğunu ifade etti.
Buna karşın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) sahasında, federal ordu ile Peşmerge güçleri arasındaki koordinasyon boşlukları ve koalisyonun hava savunma bataryalarını çekmesiyle oluşan güvenlik açıkları temel endişe kaynakları arasında yer alıyor. Bağdat, Peşmerge birliklerinin birleşik komuta kademesine bağlanması çalışmalarını hızlandırırken, sınır hatlarının ileri gözetleme ve modern radar teknolojileriyle takviye edilmesine odaklanıyor.

















