Ürdün silahlı kuvvetlerinin güney Suriye’deki Dera ve Süveyda bölgelerine düzenlediği hava saldırıları, sivillerin hayatını kaybetmesiyle birlikte büyük bir tartışmayı beraberinde getirdi. “Ürdün Radeti – Hammud” adı verilen askeri operasyon, Kerak kentindeki bir kilise törenine düzenlenen ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıya misilleme olarak duyurulmuştu.
Ancak resmi makamların “terör odakları” açıklamasına karşın, sahadan gelen bilgiler ve yerel raporlar operasyonun sivil yerleşim yerlerini vurduğunu ortaya koydu. Suriye Sivil Savunma ekipleri, saldırıların dört farklı noktayı hedef aldığını ve ilk belirlemelere göre 3’ü çocuk, 3’ü erkek ve 1’i kadın olmak üzere 7 sivilin hayatını kaybettiğini, 3 kişinin de yaralandığını bildirdi.
“Neden evimiz ve ailemiz hedef alındı?”
Saldırılarda yakınlarını kaybeden siviller, yaşananlara anlam veremezken yetkililerden net bir açıklama talep ediyor. Dera kırsalındaki Et-Tuf köyünde düzenlenen hava saldırısında aynı aileden 5 kişinin yaşamını yitirmesi halk arasında büyük bir şok yarattı.
Hayatını kaybeden 72 yaşındaki emekli öğretmenin yakını, aile bireylerinin herhangi bir güvenlik kaydı veya yasadışı faaliyeti bulunmadığını vurgulayarak, “Neden babamız ve masum ailemiz hedef alındı?” diyerek tepkisini dile getirdi. Bölge sakinleri, hedef alınan kişilerin tarım ve hayvancılıkla uğraşan siviller olduğunu ifade etti.
Şam’dan “koordinasyon yok” açıklaması
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Ürdün’ün operasyonu sırasında sivil kayıpların yaşanmasından duyduğu derin üzüntüyü ifade ederken, saldırı öncesinde Şam yönetimi ile herhangi bir askeri veya istihbaratsal koordinasyon kurulmadığını vurguladı. Suriye hükümeti olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Öte yandan Ürdün ordusu, operasyonun Kerak saldırısının failleriyle bağlantılı grupları hedef aldığını savunmaya devam ediyor. Ancak sivillerin ölümüne yol açan bu tür operasyonlar, sınır hattındaki güvenlik krizini ve sivil koruma sorununu yeniden uluslararası gündemin merkezine taşıdı.







