Yemen hükümetine bağlı askeri birliklerin Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu desteğiyle Husilere karşı başlattığı “Yemen Şafağı” harekatı 20. gününü geride bıraktı. Ülkedeki 22 vilayetin 19’unu kapsayan karşılıklı hava operasyonları sürerken, kara çatışmaları özellikle stratejik Taiz kenti, Batı Sahili ile petrol zengini Marib ve el-Cevf hatlarında yoğunlaşıyor.
Yemen Savunma Bakanı Korgeneral Tahir el-Ukayli, harekatın başlangıcından iki gün sonra yaptığı açıklamada operasyonun 6 aşamadan oluştuğunu duyurmuş ve ilk etabın tamamlanmak üzere olduğunu belirtmişti. 5 Ekim’de düğmesine basılan harekat, Husilerin haziran ayı sonunda başlattığı kuşatmayı kırma ve ülkenin kontrolünü ele geçirme hamlelerinin ardından geldi.
Stratejik noktalarda şiddetli hakimiyet mücadelesi
Harekatın temel hedeflerinden biri, Husilerin eylül ayında ele geçirdiği kritik koridorları geri almak olarak öne çıkıyor. Hükümet güçleri; operasyonun ilk saatlerinden itibaren hava desteğiyle Babülmendep Boğazı, Zü Bab Havalimanı, el-Amri Askeri Kampı ve el-Muha (Moka) liman kentinde kontrolü yeniden sağladığını duyurdu. Husiler ise bu iddiaları yalanlayarak ilerleme girişimlerini püskürttüklerini savundu.
Taiz kırsalında kuşatmayı derinleştirmek isteyen Husilere karşı hükümet birlikleri el-Vaziiye bölgesinde karşı taarruz başlattı. Marib vilayetinin güneyinde Um Riş Kampı istikametinde ilerleyen ordu birlikleri; Semed, el-Kayime ve el-Mükaylat sıradağlarında kontrolü sağladıklarını bildirdi. Kuzeydeki el-Cevf vilayetinde ise hükümet güçleri, başkent Sana’ya açılan kritik güzergahlardan biri olan el-Hazm kentine doğru operasyonlarını sürdürüyor.
Rakamlarla operasyon: 25 binden fazla hedef vuruldu
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid en-Nuzeyli’nin paylaştığı resmi verilere göre, harekatın başından bu yana hava unsurları, insansız hava araçları ve sahra topçuları vasıtasıyla toplam 25 bin 821 nokta vuruldu. Açıklamada, Husilere ait yaklaşık 4 bin askeri araç ve teçhizatın imha edildiği, 16 binden fazla milisin ise etkisiz hale getirildiği kaydedildi.
Buna karşılık Husi askeri sözcüsü Yahya Seri ise yayımladığı son bültende, temmuz ortasından bu yana kendilerine yönelik 3 binden fazla hava ve füze saldırısı gerçekleştirildiğini iddia etti.
Uzman değerlendirmeleri: Stratejik kırılma mı, yıpratma savaşı mı?
Askeri uzmanlar sahadaki mevcut tabloyu farklı açılardan yorumluyor:
- Stratejik dengeler: Askeri uzman Dr. Ali ez-Zeheb, harekatın henüz başkent Sana’nın kontrolünü geri alma vizyonuna denk düşen stratejik bir dönüşüm yaratmadığını vurguluyor. Zeheb, operasyonun mevcut şartlarda tarafların birbirini yıprattığı taktiksel bir aşamada kaldığını ve köklü bir kırılmanın ancak Basra Körfezi eksenli bölgesel gelişmelerle tetiklenebileceğini ifade ediyor.
- Mühimmat ve lojistik kaybı: Yemenli askeri analist Tuğgeneral Muhammed el-Kemim ise operasyonun ilk aşamasının Husilerin askeri kapasitesini, füze rampalarını ve mühimmat depolarını felç etmede kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Husilerin Babülmendep Boğazı’nı tamamen kontrol altına alma hedeflerinin boşa çıkarıldığını savunan Kemim, sürecin uzlaşmadan ziyade askeri bir çözüme doğru evrildiğini kaydediyor.
Hükümet güçlerinin kademeli olarak kara harekatını genişletme planları sürerken, taraflar arasındaki çatışmaların bölgesel deniz ticareti ve Kızıldeniz güvenliği üzerindeki etkileri yakından izleniyor.

















