İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesine yönelik artan uluslararası ekonomik kısıtlama ve olası bankacılık yaptırımlarını aşabilmek amacıyla kripto para birimleri ile blokzincir teknolojilerinden yararlanmayı planladıklarını duyurdu. İsrail televizyonuna konuşan Netanyahu, geleneksel finans sistemlerinin dışında işlem yapılmasına olanak sağlayacak alternatif bir ekonomik model üzerinde çalıştıklarını ve danışmanlarına bu yönde bir eylem planı hazırlamaları talimatını verdiğini belirtti.
27 Ekim’de gerçekleştirilecek genel seçimler öncesinde yapılan bu açıklama, İsrail siyasetinde ve finans çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. İngiltere ve 11 ülkenin Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle bağlantılı kişi ve finansman kuruluşlarına getirdiği koordineli yaptırımların ardından, uluslararası finans kısıtlamalarının tüm İsrail bankacılık sistemine yayılabileceğine dair endişeler artmış durumda.
Bankacılık yaptırımları ve muhabir banka riski
İsrail Merkez Bankasının eski Bankacılık Denetleme Başkanı Yair Avidan, asıl büyük tehlikenin yabancı muhabir bankaların İsrail bankalarıyla olan transfer ilişkilerini askıya alma ihtimali olduğunu vurguladı. Uzmanlar, uluslararası para transferlerinde yaşanacak böylesi bir tıkanmanın dış ticaret ve yatırımları doğrudan vuracağına dikkat çekiyor.
Ekonomistler, kripto varlıkların belirli transferlerde geçici bir kanal oluşturabileceğini ancak blokzincir defterlerindeki işlemlerin takip edilebilirliği ve yabancı finans kuruluşlarının yasal uyum zorunlulukları nedeniyle yaptırımları tamamen delmenin teknik ve hukuki olarak mümkün olmadığını kaydediyor.
Muhalefet ve uzmanlardan finansal tecrit tepkisi
Netanyahu’nun alternatif sistem arayışına muhalefet cephesinden çok sert tepkiler geldi. Muhalefet lideri Yair Lapid, yaptırımların etrafından dolanmak için kripto paralardan medet ummanın, İsrail’i küresel bankacılık sisteminden izole edilmiş ülkelerle aynı kategoriye sokma riski taşıdığını ifade etti. Eski Maliye Bakanı Avigdor Liberman da hükümetin yaptırımları önleyecek sorumlu adımlar atmak yerine, ekonomiyi dünyadan koparacak tehlikeli yollara başvurduğunu belirtti.
ABD askeri yardımı ve artan savunma harcamaları
Uluslararası izolasyon tartışmalarının gölgesinde Netanyahu, Washington’dan sağlanan askeri yardımların sonsuza kadar sürmeyeceği uyarısında da bulundu. ABD’nin değiştiğini savunan Netanyahu, savunma harcamalarının giderek daha fazla yerel bütçe kaynaklarından karşılanması gerektiğini söyledi.
İsrail, 2028 yılına kadar geçerli olan mutabakat zaptı kapsamında her yıl ABD’den 3,8 milyar dolarlık askeri yardım almayı sürdürüyor. Ancak savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının artması ve olası küresel finansal yaptırımlar, teknoloji ve ihracat odaklı İsrail ekonomisi üzerindeki belirsizlikleri derinleştiriyor.

















