ABD Başkanı Donald Trump, İran petrollerine el koyma planlarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirerek Orta Doğu’daki askeri krize tamamen ekonomik bir perspektiften yaklaştığını bir kez daha gösterdi.
Trump, Truth Social platformundaki son paylaşımında, “Biraz daha zamanla Hürmüz Boğazı’nı kolayca açabilir, petrole el koyabilir ve devasa bir servet elde edebiliriz” diye yazdı. Başkan, bu adımın “dünyaya muazzam bir petrol akışı sağlayacağını” da sözlerine ekledi.
Bu, Trump’ın İran’ın petrol rezervlerini ele geçirme arzusunu ilk dile getirişi değil. Geçtiğimiz pazar Financial Times gazetesine verdiği röportajda en sevdiği seçeneğin “petrole el koymak” olduğunu söylemişti. Olası hamleyi Venezuela’daki duruma benzeten Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun tutuklanmasıyla sonuçlanan ABD operasyonunun ardından Washington’ın Venezuela petrol endüstrisini “süresiz olarak” kontrol etmeyi planladığına dikkat çekti.
ABD Başkanı ayrıca, İran ekonomisinin atan kalbi sayılan ve ülkenin petrol ihracatının yaklaşık %90’ını tek başına gerçekleştiren en önemli ham petrol ihracat terminaline ev sahipliği yapan Harg (Kharg) Adası’nı ele geçirme ihtimalini de (Financial Times röportajı dahil) defalarca gündeme getirdi.
Savaşın başından bu yana ilk ulusa sesleniş
Trump’ın bu çıkışları, geçtiğimiz çarşamba günü Amerikan halkına hitap ettiği ve İsrail ile birlikte İran’a karşı bir aydan uzun süredir yürüttüğü savaşın yönetim şeklini savunduğu, aynı zamanda yeni ve şiddetli saldırı tehdidinde bulunduğu konuşmasının ardından geldi.
28 Şubat’ta başlayan savaştan bu yana yaptığı bu ilk konuşmada Trump, ABD ordusunun “Destansı Öfke” (Operation Epic Wrath) adını verdiği görevini tamamlamaya yaklaştığını belirterek, İran’ı bombalayarak “Taş Devri’ne” döndürme tehdidini yineledi.
Savaştan endişe duyan bir kamuoyu ve anketlerde düşen onay oranlarıyla karşı karşıya kalan Trump; ABD’nin İran’ın deniz ve hava kuvvetlerini yok ettiğini, balistik füze ve nükleer programlarını felç ettiğini ve önümüzdeki iki ila üç hafta boyunca “çok şiddetli” darbeler indirmeye devam edeceğini öne sürdü. ABD ordusunun hedeflerini “çok yakında” tamamlayacağından bahsetmesine rağmen, çatışmaların sona ermesi için belirli bir takvim sunmadı. Öte yandan, İranlı liderlerin müzakereler sırasında ABD’nin şartlarına boyun eğmemesi halinde savaşın tırmanabileceğini ve İran’ın enerji ile petrol altyapısına yönelik saldırılar düzenlenebileceğini ima etti.
Çelişkili mesajlar piyasaları tedirgin ediyor
Trump’ın tehditlerini tekrarlaması ve çelişkili mesajlar vermesi, finansal piyasalardaki çalkantıyı azaltmaya veya ABD’nin 2003’teki Irak işgalinden bu yana gerçekleştirdiği bu en büyük askeri operasyona çok az destek veren Amerikan kamuoyunun endişelerini yatıştırmaya pek yardımcı olmuyor.
Açıklamalarda, ABD askeri operasyonlarının, tarihin en kötü küresel enerji krizlerinden birine yol açan ve Tahran’ın ablukası altındaki hayati su yolu Hürmüz Boğazı açılmadan önce bitip bitmeyeceği konusu da netlik kazanmadı. Trump bunun yerine, ABD’nin “bölgeden gelecek enerji tedarikine ihtiyacı olmadığını” savunarak, Körfez petrolüne bağımlı ülkelere boğazı yeniden açma ve güvenliğini sağlama yükünü üstlenmeleri çağrısını tekrarladı.


