Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer düzenlemelerine ilişkin müzakereler sürerken, Washington ile Tahran hattında çelişkili açıklamalar geliyor. ABD yönetimi İran ile yürütülen temaslarda önemli bir eşiğin aşıldığını ve boğazın kısa süre içinde açılabileceğini ifade ederken; Tahran yönetimi ABD ile doğrudan bir görüşme yürütülmediğini, müzakerelerin yalnızca Umman Sultanlığı üzerinden sürdürüldüğünü vurguluyor.
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada görüşmelerin oldukça olumlu ilerlediğini ve boğazın yakın zamanda trafiğe açılabileceğini bildirdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio da sürecin küresel enerji piyasalarını rahatlatacağını ve seyrüsefer serbestisinin sağlanması yönünde ilerleme kaydedildiğini belirtti.
Masadaki plan: 60 günlük geçici düzenleme
Basına yansıyan detaylara göre taraflar, Umman ve İran arasında 60 günlük geçici bir seyrüsefer mekanizması üzerinde çalışıyor. Hazırlanan taslak şu maddeleri içeriyor:
-
Çift Yönlü Rota: Basra Körfezi’ne giren gemilerin İran karasularındaki kuzey koridorunu, Körfez’den çıkan gemilerin ise Umman karasularındaki güney koridorunu kullanması planlanıyor.
-
Mayın Temizliği: İlk 30 gün içerisinde boğazın orta koridorundaki deniz mayınlarının temizlenmesi hedefleniyor.
-
Geçiş Ücreti: Geçici süre boyunca gemilerden herhangi bir vergi veya servis ücreti talep edilmeyecek.
-
Yaptırım Esnemesi: Anlaşmanın sağlanması durumunda ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırması ve petrol ihracatı kısıtlamalarını esnetmesi bekleniyor.
Tahran’ın onayı ve bölgesel arabuluculuk
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile doğrudan pazarlık yapıldığı iddialarını yalanlayarak temasların her iki ülkenin egemenlik haklarını gözeten ortak bir rota üzerinde Umman ile yürütüldüğünü ifade etti. Anlaşma taslağının nihai karara bağlanması için Tahran’daki üst yönetimin ve Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin onayı bekleniyor.
Ayrıca Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Thani ile ABD Başkanı Trump arasında yapılan telefon görüşmesinde de bölgedeki gerilimi düşürecek diplomatik yolların açık tutulmasının önemi vurgulandı. Müzakerelerde olumlu bir havanın hakim olduğu belirtilse de nihai uygulamanın Tahran’dan gelecek resmi onaya bağlı olduğu aktarılıyor.



