ABD ve İran arasındaki gerilim, haftalardır süren hava saldırılarının ardından yeni bir evreye girmiş görünüyor. Washington’ın stratejik noktaları hedef alan “nokta atışı” operasyonları, Tahran’ı müzakere masasına zorlamakta başarısız olurken, gözler şimdi Hürmüz Boğazı çevresindeki adalara yönelik olası bir kara harekatı senaryosuna çevrildi. İran cephesinden gelen son açıklamalar, olası bir kara operasyonunun topyekûn bir savaşı tetikleyebileceği sinyallerini taşıyor.
İran’ın “topyekûn saldırı” tehdidi
İranlı askeri yetkililer, ABD’nin devam eden hava saldırılarına karşı “topyekûn saldırı” aşamasına geçmeye hazırlandıklarını duyurdu. İran liderinin askeri danışmanı Muhsin Rezai, ABD saldırılarının iki-üç gün daha devam etmesi durumunda, İran’ın savunma stratejisini değiştirerek kapsamlı bir saldırı aşamasına gireceğini belirtti.
İran’ın askeri doktrininde öne çıkan temel senaryolardan biri, Hürmüz Boğazı’na hakim olan adalara (Qeshm, Larak, Büyük ve Küçük Tunb, Ebu Musa) yönelik herhangi bir kara çıkarma girişiminin, enerji altyapılarına yönelik misillemelerle karşılanmasıdır. Tahran, ABD’nin bu adalara yönelik olası bir harekatını, iç bölgelere yapılacak bir genişlemenin habercisi olarak görüyor ve buna karşılık “saldırıya saldırı” mantığıyla, bölgedeki ekonomik ve enerji tesislerini doğrudan hedef alacağını ilan ediyor.
Yeni cephe: Babü’l-Mendeb ve küresel ekonomi
İran’ın sadece bölgedeki ABD çıkarlarını değil, aynı zamanda küresel ticaret rotalarını da baskı aracı olarak kullanmayı planladığı belirtiliyor. Askeri analistler, İran’ın gerilimi tırmandırmak adına Babü’l-Mendeb Boğazı’nı denkleme dahil edebileceğini öngörüyor. Böyle bir adım, Süveyş Kanalı üzerinden geçen küresel trafiği sekteye uğratarak, ABD üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı hedefleyen bir “ikincil cephe” stratejisi olarak tanımlanıyor.
ABD’de genişletilmiş saldırı arayışı
Beyaz Saray cephesinde ise mevcut sınırlı saldırıların Tahran’ı teslim almaya yetmediği görüşü hakim. ABD basınına yansıyan bilgilere göre, Başkan Donald Trump’ın kurmayları, İran’ın tutumunu değiştirmesi için çok daha geniş kapsamlı bir operasyonel plan üzerinde çalışıyor.
Operasyonun sınırları genişleyebilir
ABD’li askeri yetkililerin masasında şu seçeneklerin değerlendirildiği iddia ediliyor:
Kritik altyapılar: Su ve enerji şebekeleri ile ana ulaşım hatlarının (köprüler, tren yolları) tamamen devre dışı bırakılması.
Nükleer tesisler: Caydırıcılığı artırmak adına stratejik nükleer tesislerin hedef alınması.
Deniz ablukası: İran limanlarına uygulanan deniz ablukasının sıkılaştırılarak, ülkenin dış dünyayla olan ticari bağlarının tamamen koparılması.
Ancak Trump yönetimi, bu “yavaş sonuç veren” stratejinin askeri bir bataklığa dönüşebileceği endişesini de taşıyor. Demokrat kanat ise bu savaşı “plansız” ve “amaçsız” olarak nitelendirerek, Washington’ın Ortadoğu’da yeni bir belirsizlik sürecine sürüklendiğini savunuyor. Saha verileri ise çatışmanın ilk gününden bu yana 13 ABD askerinin yaralandığını doğrularken, sahadaki tansiyonun her geçen saat daha da yükseldiğini gösteriyor.

















