Suriye yönetimi, Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar karşısında yeni cepheler açmaktan kaçınarak iç istikrara ve diplomatik iş birliğine odaklanan dış politika çizgisini koruyor. Medyada yer alan “Suudi Arabistan’ın Yemen’deki çatışmalara müdahale etmesi için Suriye’den asker talep ettiği” yönündeki iddialar, Şam yönetimi tarafından kesin bir dille yalanlandı.
Suriye Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, Şam’ın benimsediği temel politikanın yeni çatışma alanlarına girmek değil; barış, istikrar ve bölgesel iş birliğini pekiştirmek olduğunu belirtti. Bakanlık, buna karşın güvenliğini ve egemenliğini hedef alan tehditler karşısında Suudi Arabistan’ın yanında kararlılıkla durduklarını vurguladı. Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan da iddiaları “tamamen asılsız bir yalan” olarak niteleyerek, “Suudi Arabistan ve Körfez’in güvenliği Suriye’nin güvenliğidir. Şam, Harameyn topraklarındaki kardeşlerinin yanında sarsılmaz bir güçle durmaktadır” mesajını paylaştı.
Şam’ın birinci önceliği: Yeniden inşa ve iç güvenlik
Siyaset bilimciler ve analistler, yeni Suriye vizyonunun bölgesel ve küresel kutuplaşmalardan uzak durma esasına dayandığına dikkat çekiyor. Siyasi analist Ahmed Kasım, konuya ilişkin değerlendirmesinde Suriye’nin acil ihtiyacının yıkılan altyapının yeniden inşası ve ekonomik toparlanma olduğunu vurguladı.
Kasım, Şam’ın jeopolitik konumu gereği kriz üreticisi değil, bölge için bir güvenlik ve istikrar supabı rolü üstlendiğini belirterek, Suriye’yi Yemen savaşına çekmeye çalışan spekülatif sızıntıların zamanlamasına dikkat çekti.
Araştırmacı Mustafa en-Naimi ise askeri önceliklerin sınırların ve iç güvenliğin korunmasına odaklandığını ifade etti:
“Suriye yönetiminin birincil görevi kendi topraklarını savunmaktır. Ortak Arap ulusal güvenliği veya enerji hatlarının korunması söz konusu olduğunda ortak güvenlik mekanizmaları kurulabilir; ancak doğrudan çatışma alanlarına kara gücü sevk etmek Şam’ın mevcut stratejik öncelikleriyle örtüşmemektedir.”
Riyad zirvesi ve Mekke İttifakı dengesi
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, 6 Ekim’de Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. İkili ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel güvenliğin masaya yatırıldığı görüşme, iki başkent arasındaki resmi temas hatlarının en üst düzeyde çalıştığını gösterdi.
Öte yandan, Husilerin tırmandırdığı saldırıların ardından 5 Ekim’de toplanan Mekke İttifakı Konseyi, ortak savunma taahhütlerinin derhal devreye sokulması yönünde bildiri yayımladı. Analistler; Türkiye gibi bölge aktörlerinin Suudi Arabistan’a kara askeri gönderme ihtimalini dışladığını, ittifakın ilk etapta hava savunma koordinasyonu ve lojistik güvenlik çerçevesinde sınırlı kaldığını hatırlatıyor.
Şam yönetimi, Riyad ile stratejik ve kardeşlik bağlarını güçlü tutarken, orduyu sınır ötesi çatışmalardan uzak tutarak hem Körfez müttefiklerini teskin eden hem de ülkenin toparlanma sürecini koruyan hassas bir diplomasi yürütüyor.

















