İsrail ordusunun Suriye sahasındaki askeri varlığı, Esad rejiminin çöküşünün ardından geçici operasyonların ötesine geçerek kalıcı bir sınır mühendisliğine dönüştü. Kuneytra kırsalında yeniden hız kazanan kazı, hafriyat ve hendek faaliyetleri, Tel Aviv yönetiminin “Sufa 53 Projesi” (Büyük Fırtına) kapsamında yeni bir güvenlik kuşağı oluşturduğunu gösteriyor. Bölgede inşa edilen derin hendekler, yüksek toprak setler ve askeri ikmal yolları, 1967 sonrası Sina Yarımadası’nda kurulan tarihi Bar-Lev savunma hattını akıllara getiriyor.
İsrail’in ihlallerini takip eden Sicill Merkezi verilerine göre tahkimat çalışmaları, 1974 tarihli Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması ile belirlenen tampon bölgenin 300 ila 1000 metre derinliğinde yürütülüyor. Tarım arazilerini ve bitki örtüsünü tahrip eden bu faaliyetler, yalnızca fiziki bir engel teşkil etmekle kalmayıp Suriye toprakları içinde tek taraflı yeni bir güvenlik sınırı çizme amacını taşıyor.
Dört aşamalı entegre savunma mimarisi
Sufa 53 Projesi, bölgeye yönelik olası kara geçişlerini tamamen engellemeyi amaçlayan karmaşık bir askeri altyapıya dayanıyor:
- Askeri İkmal Yolu: Zırhlı araç ve devriyelerin intikalini hızlandırmak amacıyla 70 ila 90 kilometre uzunluğunda ve 8 metre genişliğinde kesintisiz bir askeri yol açılıyor.
- Derin Engel Hendekleri: Güzergâh boyunca zırhlı birliklerin, muharebe araçlarının ve piyadelerin geçişini imkânsız kılacak derinlik ve genişlikte devasa hendekler kazılıyor.
- Toprak Setler (Sütreler): Askeri hareketliliği gizlemek ve doğrudan görüşü engellemek adına yüksekliği 5 metreyi bulan koruma setleri yükseltiliyor.
- Elektronik Gözetleme: Güzergâha entegre edilen yüksek teknolojili gözetleme kuleleri, sismik sensörler ve termal kamera ağlarıyla bölge 24 saat izleniyor.
Projenin temelleri 2022 yılı ortalarında Kuneytra’nın kuzeyindeki Hadar köyü çevresinde atılmıştı. Süreç içerisinde güneye doğru genişleyen tahkimat hattı; Cebata el-Haşeb, El-Hamidiye, Kahtaniye, Bir Asem ve Berika köylerini geçerek vilayetin güneyindeki El-Aşa köyü çevresine kadar ulaştı.
1974 mutabakatı ve diplomatik dengeler
İsrail yönetimi, projeyi İran destekli milislerin sınır ötesi sızmalarını ve 7 Ekim benzeri ani baskınları önleme gerekçesiyle savunuyor. Ancak 8 Aralık 2024’te Şam’daki rejimin düşmesi ve İran bağlantılı unsurların sahadan çekilmesine rağmen kazı çalışmalarının sürmesi, asıl hedefin gelecekteki Şam-Tel Aviv müzakereleri öncesinde sahada fiili durum yaratmak olduğunu gösteriyor.
Şam yönetimi ise Sufa 53 tahkimatına sert tepki göstererek, çalışmaları 1974 anlaşmasının ve ulusal egemenliğin açık bir ihlali olarak nitelendirdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı, uluslararası topluma Birleşmiş Milletler gözetimindeki sınır düzenine dönülmesi çağrısında bulunurken; askeri uzmanlar devasa toprak setler ve hendeklerin modern savaş doktrinlerinde mutlak güvenlik sağlayamayacağını, 1973 yılındaki Bar-Lev hattının akıbetinin bu stratejinin kırılganlığını kanıtladığını vurguluyor.

















