İran’da yedek parçadan nihai tüketim ürünlerine kadar geniş bir yelpazede yaşanan fiyat artışları, doğrudan ithalat maliyetlerindeki zincirleme reaksiyondan kaynaklanıyor. Çin’den yapılan sevkiyatlardaki navlun bedellerinin katlanması, yerel para biriminin değer kaybı ve gümrük süreçlerindeki aksamalarla birleşerek piyasada ciddi bir hayat pahalılığı yaratıyor.
İran Gümrük İdaresi verilerine göre ülke, otomotiv yedek parça ithalatının yaklaşık yüzde 70’ini, motosiklet parçalarının ise yüzde 67,7’sini Çin’den karşılıyor. Bu yüksek bağımlılık oranı, Pekin hattında ortaya çıkan her türlü lojistik tıkanıklığı doğrudan yerel atölyelere, montaj fabrikalarına ve nihai tüketiciye yansıtıyor.
Konteyner navlununda dört kata varan artış
Normal şartlarda Çin’den İran’a bir konteynerin taşıma maliyeti 2 bin 500 ila 3 bin 500 dolar civarında seyrederken, değişen güzergahlar ve lojistik riskler nedeniyle bu rakam 8 bin ila 9 bin dolara kadar tırmandı. Motosiklet sektöründe ise parça yüklü konteyner maliyetlerinin 2 bin dolardan 12 bin dolara kadar yükseldiği belirtiliyor.
Tahran Yedek Parça İmalatçıları ve Satıcıları Birliği temsilcileri, piyasadaki birçok parçanın son bir yılda yüzde 70 ila 80 oranında zamlandığını kaydetti. Ancak uzmanlar, fiyat patlamasının tek nedeninin lojistik masraflar olmadığını vurguluyor. Dolar kurundaki sert yükseliş ve finansman temin maliyetlerinin yüzde 150’den fazla artması, nakliye giderleriyle birleşerek nihai fiyatları katlıyor.
Demir yolu ve kara yolu deniz taşımacılığının yerini tutamıyor
Yetkililer, Çin ile İran arasındaki demir yolu hattının yolculuk süresini deniz taşımacılığındaki 45-50 günden 15 güne düşürebildiğini belirtse de raylı sistemler yapısal kısıtlar taşıyor. Farklı ray açıklıkları nedeniyle vagonların ve konteynerlerin aktarılması gerekliliği, sınır geçişlerindeki yığılmalar ve düşük kapasite, karasal alternatifleri pahalı ve aksamalara açık hale getiriyor.
İran Ticaret Odası verilerine göre Çin ile yapılan ticaretin yüzde 98’inden fazlası deniz yolu üzerinden yürütülüyor. Ülkenin yıllık toplam ithalatının yaklaşık 30 milyon tonluk devasa kısmı limanlardan giriyor. Dolayısıyla alternatif kara ve demir yolu güzergahları genel bir çözüm olmaktan ziyade yalnızca belirli kriz anlarında tıkanıklığı hafifletme işlevi görüyor.
Tüketici fiyatlarını rahatlatacak adımlar neler?
İranlı ekonomi uzmanı Muhammed İslami, mevcut küresel ve bölgesel koşullarda küresel deniz taşımacılığı fiyatlarını düşürmenin mümkün olmadığını ifade ediyor. İslami’ye göre tüketicinin üzerindeki yükü hafifletmenin en gerçekçi yolu, döviz tahsisinin kolaylaştırılması ve ithalatta uygulanan yüksek gümrük vergilerinin aşağı çekilmesinden geçiyor.
Yalnızca konteyner nakliye ücretlerinin gerilemesi dahi piyasadaki yangını söndürmeye yetmiyor; nihai ürün ve bakım maliyetlerinin düşmesi için bürokratik gümrük engellerinin aşılması, döviz kurunun dengelenmesi ve piyasadaki mal arzının süreklilik kazanması gerekiyor.

















