İran’ın başkenti Tahran’ın kuzeybatısındaki döviz bürolarının önünde oluşan uzun kuyruklar, yalnızca seyahat veya ticari amaçla para arayanlardan oluşmuyor. Serbest piyasada 1 ABD dolarının yaklaşık 2,5 milyon riyale (250 bin tümen) fırlamasıyla birlikte İranlılar, ellerindeki birikimlerin erimesini engellemek amacıyla döviz, altın ve gümüşe yöneliyor. Riyalin durdurulamayan serbest düşüşü karşısında hanehalkı, günlük kazancını ve yılların emeğini korumak için çaresiz bir tasarruf mücadelesi veriyor.
Tümenin rekor seviyede değer kaybetmesi çarşı ve pazardaki fiyat etiketlerine doğrudan yansıyor. Gıda, tüketici elektroniği, otomotiv ve temel ev aletleri gibi doğrudan ithalata ya da döviz kuru üzerinden temin edilen girdilere dayalı sektörlerde zam dalgası durdurulamıyor. İran İstatistik Merkezi’nin yayımladığı son verilere göre yıllık enflasyon oranı ağustos ayında yüzde 69,9’a yükselirken, gıda grubu fiyatlarındaki artış bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 128’e ulaştı.
Basra Körfezi’nde kilitlenen petrol ve döviz damarları
Riyalin üzerindeki baskı yalnızca içerideki yüksek taleple sınırlı değil; krizin temel omurgasını petrol gelirlerinin ülkeye nakit olarak aktarılamaması oluşturuyor. Deniz taşımacılığını takip eden TankerTrackers verilerine göre, 25 Eylül itibarıyla yaklaşık 36 milyon varil İran ham petrolü taşıyan 29 tanker Basra Körfezi sularında demirlemiş durumda bekliyor. Reuters ise Sri Lanka açıklarında boşaltım sonrası dönemeyen 27 İran tankerinin biriktiğini aktarıyor.
Emtia analiz şirketi Kpler’in Kıdemli Ham Petrol Analisti Naveen Das, yüklü tankerlerin limanlardan çıkamaması ve boş gemilerin rotalarını tamamlayamaması nedeniyle petrol gelirlerinin ve döviz girişinin ciddi biçimde tıkandığını ifade etti. Stok kapasitesinin sınırına yaklaşması, Tahran’ı petrol üretimini kademeli olarak kısmak zorunda bırakabilir. Petrolünü ihraç etmekte zorlanan hükümetin döviz rezervleri eridikçe, Merkez Bankası’nın serbest piyasaya müdahale imkanları da kısıtlanıyor.
Merkez Bankası’ndan 2 milyar dolarlık müdahale vaadi
İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti, 36. İslami Bankacılık Konferansı’nda yaptığı konuşmada kur dalgalanmalarını dizginlemek adına piyasaya 2 milyar dolara kadar döviz enjekte etmeye hazır olduklarını açıkladı. Ancak müdahalenin takvimi ve tek seferde mi yoksa parçalı mı yapılacağı netlik kazanmadı.
Himmeti, yılın ilk üç ayında temel gıda maddeleri ve ilaç ithalatı için 3,7 milyar dolar tahsis edildiğini belirterek kamusal harcamaların önceliğine dikkat çekti. Bu durum, Merkez Bankası’nı çarşıdaki döviz kurunu baskılamak ile kritik ithalatı finanse etmek arasında zor bir tercihle baş başa bırakıyor.
Ekonomist Muhammed İslami, İran’ın komşu ülkeler ve Çin ile alternatif ticaret ve takas yollarını devrede tuttuğunu ancak takas (barter) mekanizmalarıyla yapılan ticaretin iç piyasaya sıcak döviz likiditesi sağlamadığını vurguladı.
Denizdeki tanker krizinden Tahran döviz bürolarındaki fiyat tabelalarına kadar uzanan bu döngü, savaş şartlarının ve ticaret kısıtlamalarının faturasını doğrudan sokaktaki vatandaşın alım gücüne ve günlük geçimine yüklüyor.

















