Pazar günü oynanacak olan İspanya ve Arjantin arasındaki 2026 Dünya Kupası finali, yeşil sahaların sınırlarını aşarak dijital dünyada dev bir siyasi tartışma alanına dönüştü. Sosyal medya kullanıcıları ve medya organları, iki ülkenin Gazze’deki savaş ve Filistin meselesine yönelik tamamen zıt duruşlarını bu tarihi maça yansıtıyor.
İsrail merkezli Times of Israel gazetesinin gündeme getirdiği tartışmalara göre, İspanya-Arjantin finali sadece sportif bir şampiyonluk mücadelesi değil; internet dünyasında İsrail ve Filistin destekçilerinin karşı karşıya geldiği sembolik bir “vekalet savaşı” olarak görülüyor.
Hükümetlerin zıt politikaları sahaya yansıyor
Bu siyasi algının temelinde, iki ülkenin lider kadrolarının Orta Doğu politikalarındaki köklü ayrışma yatıyor. Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Aralık 2023’te göreve gelmesinden bu yana Tel Aviv ile ilişkileri en üst düzeye çıkararak Arjantin’i İsrail’in en kararlı müttefiklerinden biri haline getirdi.
Buna karşın, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını en sert eleştiren Avrupalı liderlerden biri olarak öne çıktı. İspanya, Mayıs 2024’te diğer bazı Avrupa ülkeleriyle birlikte Filistin devletini resmi olarak tanıdığını ilan ederek bu duruşunu somutlaştırmıştı. Bu durum, sosyal medyada finalin taraflar üzerinden “İsrail-Filistin savaşı” olarak etiketlenmesine yol açtı.
Yıldız oyuncular sembol haline geldi
Tartışmalar sadece liderlerle sınırlı kalmayıp, takımların en büyük yıldızları üzerinden de yürütülüyor. İspanya’nın genç yeteneği Lamine Yamal’ın, Barcelona formasıyla şampiyonluk kutlamaları sırasında Filistin bayrağı dalgalandırdığı eski görüntüleri yeniden gündeme oturdu. Başbakan Sanchez’in de o dönem Yamal’ın bu tavrını “milyonlarca İspanyol’un dayanışma duygularını yansıtıyor” diyerek övmesi, İspanya milli takımına yönelik Filistin yanlısı sempatiyi artırdı. Ayrıca Filistin destekçisi kimliğiyle tanınan dünyaca ünlü aktör Javier Bardem’in de turnuva maçlarında Filistin bayrağı açması bu algıyı güçlendiren etkenler arasında yer alıyor.
Messi ve İsrail iddiaları tartışma yaratıyor
Diğer tarafta ise Arjantin’in efsanevi kaptanı Lionel Messi yer alıyor. Kariyeri boyunca doğrudan siyasi açıklamalardan kaçınan Messi’nin geçmişte Kudüs’e yaptığı ziyaretler, Ağlama Duvarı önündeki fotoğrafları ve İsrailli şirketlerle olan ticari bağları yeniden dolaşıma sokuldu. Sosyal medyada bazı kullanıcılar, FIFA’nın veya hakemlerin İsrail yanlısı Arjantin hükümeti nedeniyle bu takımı desteklediğine dair komplo teorileri üretmeye başladı.
İnternetteki antisemitizm dalgasını izleyen İsrail merkezli “CyberWell” kuruluşunun CEO’su Tal-Or Cohen Montemayor, Dünya Kupası sahnesinin “Yahudilerin FIFA’yı kontrol ettiği ve Arjantin’in şampiyonluğunu garanti altına aldığı” yönündeki asılsız komplo teorilerini yaymak için suiistimal edildiğini belirtti.
Arjantin kamuoyunda ortak bir ses yok
Buna karşın, internetteki bu keskin kutuplaşma Arjantinli futbolseverlerin tamamı tarafından kabul görmüyor. Birçok Arjantinli taraftar, efsanevi futbolcu Diego Maradona’nın yaşamı boyunca Filistin davasına verdiği açık desteği hatırlatarak takımlarının “İsrail yanlısı” olarak damgalanmasını reddediyor. Cumhurbaşkanı Milei’nin kişisel ideolojik tercihlerinin tüm Arjantin halkını temsil etmediğini vurgulayan futbolseverlerin yanı sıra, ambargo altındaki Gazze Şeridi’nde de Messi ve Arjantin’i desteklemek için bir araya gelen taraftar gruplarının bulunması dikkat çekiyor.
İsrail’deki eğilimler ve beklentiler
İsrail’de yapılan kamuoyu araştırmaları ise halkın %38’inin finalde Arjantin’i desteklediğini ortaya koyuyor. Yahudi içerik üreticisi Jonathan Blatt tarafından yapılan yarı finalist analizlerinde de hükümetinin politikaları nedeniyle İspanya “sempati duyulmayacak takımlar” listesinin en sonuna yerleştirilirken, Arjantin ise Yahudi toplumunun desteklemesi gereken bir numaralı takım olarak lanse edildi. Pazar günü oynanacak dev final, futbol tarihine geçecek bir şampiyonu belirlemenin ötesinde, küresel siyasetin kırılma hatlarını da sahaya yansıtacak gibi görünüyor.



