Gazze Şeridi’nin orta kesiminde son günlerde artan tahliye emirleri, bölgede sadece askeri bir operasyonun değil, çok daha geniş kapsamlı bir “harita değişikliği” planının yürürlükte olduğu endişelerini beraberinde getiriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, İsrail ordusuna Gazze üzerindeki kontrol oranını yüzde 60’tan yüzde 70’e çıkarma talimatı vermesi, gözleri sahadaki stratejik noktalara çevirdi.
Stratejik Konum: Orta Kesim
Analistler, Gazze’nin kuzeyi ile güneyini birbirine bağlayan orta kesimin, İsrail’in “yeni kontrol haritasında” kilit rol oynadığını belirtiyor. Bölgedeki sivil yerleşim alanlarının boşaltılarak askeri tampon bölgelere dönüştürülmesi, ordunun doğrudan çatışmaya girmeden sahadaki hakimiyetini kalıcı hale getirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara Göre: “İç Politika ve Seçim Malzemesi”
Siyasi analistlere göre, sahadaki bu genişleme arayışı sadece askeri bir zorunluluk değil, aynı zamanda İsrail iç siyasetine yönelik bir hamle.
Siyasi analist İyad El-Karra, durumu “iç siyasi çıkarlar” bağlamında değerlendiriyor. El-Karra, Netanyahu’nun ateşkes anlaşmalarını sürekli ihlal ettiğini ve “Gazze cephesini etkisiz hale getirme” bahanesiyle “Sarı Bölge”yi aşarak “Turuncu Hat” olarak adlandırılan yeni bir genişleme sürecini devreye soktuğunu savunuyor. El-Karra’ya göre, bu hamleler İsrail’in yaklaşan seçim süreçlerinde koalisyon hükümetine “kazanım” olarak sunulmak isteniyor.
“Tamamlanmamış Operasyon” İddiası
Siyasi analist Mustafa İbrahim ise, İsrail’in bu adımlarını farklı bir açıdan ele alıyor. İbrahim, İsrail’in bölgede “henüz yok edilmemiş taburlar olduğu” yönündeki eski söylemini, operasyonları genişletmek için bir kılıf olarak kullandığını belirtiyor. İbrahim’e göre:
- Bureyc ve Megazi kamplarının boşaltılması, İsrail’in “Turuncu Hat” stratejisiyle tam bir uyum içinde.
- Bu durum, İsrail’in ateşkes anlaşmalarındaki çekilme yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiğinin bir kanıtı.
- Genişleme, Hamas ile devam eden müzakerelerde bir “baskı aracı” olarak kullanılıyor.
Sahada İnsani Bedel
Askeri hesaplamalar sürerken, sahada insani kriz derinleşiyor. Orta kesimden gelen tahliye emirleri, halihazırda yerinden edilmiş binlerce aileyi tekrar belirsizliğe itiyor. Temel hizmetlerden yoksun, aşırı kalabalık bölgelere sığınan siviller, bir yandan askeri hareketliliğin getirdiği güvenlik riskleri, diğer yandan ise barınma kriziyle karşı karşıya.
Gözlemciler, İsrail’in Gazze’deki askeri varlığını yüzde 70 seviyesine çıkarma hedefinin, sadece bir askeri strateji değil, bölgenin demografik ve coğrafi yapısını değiştirmeye yönelik kalıcı bir müdahale olduğunu vurguluyor. Ateşkesin ruhuna aykırı olan bu hamlelerin, bölgedeki tansiyonu düşürmek yerine daha büyük bir insani felakete zemin hazırladığı ifade ediliyor.

