Gazze’de ateşkesin üzerinden geçen dokuz aya rağmen, bölgenin geleceğine dair hazırlanan yönetim, güvenlik ve insani yardım planları büyük ölçüde teorik düzeyde kalıyor. İki yıllık çatışmaların ardından yıkıma uğrayan bölge için oluşturulan stratejiler; siyasi uzlaşı eksikliği, somut güvenlik garantilerinin yokluğu ve finansman yetersizliği gibi devasa engellerle karşı karşıya.
Güvenlik çıkmazı: Sahada belirsizlik sürüyor
Savaş sonrası herhangi bir senaryonun en kritik halkasını güvenlik oluşturuyor. İsrail, Hamas’ın silahsızlandırılmasını talep ederken, Hamas ise kapsamlı bir siyasi çözüm ve İsrail ordusunun çekilmesi şartıyla hareket edeceğini belirtiyor. ABD’nin eski başkanı Donald Trump tarafından kurulan “Barış Konseyi” aracılığıyla yürütülen süreçte ise “silahsızlanma” artık nihai bir ön koşul olarak görülmüyor.
Uluslararası güç ve polis teşkilatı planları
Barış Konseyi, sahadaki en kötü senaryoyu temel alarak bir “insani bölge” kurma hazırlıklarına devam ediyor. Konseyin projelerinden biri olan ve bölgedeki düzeni sağlamayı amaçlayan “Uluslararası İstikrar Gücü” (ISF) için dört ülke (Fas, Kosova, Arnavutluk ve Kazakistan) taahhütte bulundu. Kerem Şalom sınır kapısı yakınında yaklaşık 500 asker kapasiteli bir lojistik üssün inşası neredeyse tamamlandı.
Bunun yanı sıra yerel güvenlik için bir Filistin polis teşkilatı kurulması planlanıyor. 20 bin civarında başvuru yapılmasına rağmen, eğitim süreçleri henüz başlamadı. İsrail ise sunulan mevcut listeleri kabul etmiyor ve 5 bin kişilik bir gücün bölge için fazla olduğunu savunuyor.
Yeniden imar ve finansman krizi
Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze’nin yeniden inşası yıllar sürecek ve on milyarlarca dolara mal olacak. Ancak bölgedeki inşaat malzemesi ve enkaz temizleme ekipmanı eksikliği, çalışmaları fiilen imkansız hale getiriyor. Büyük bağış taahhütlerine rağmen, fonların büyük bir kısmı henüz tahsis edilmiş değil.
Barış Konseyi yetkilileri, mevcut fonların acil ihtiyaçları karşıladığını ancak planlanan diğer “insani bölgelerin” kurulması için yeni kaynaklara ihtiyaç duyulacağını belirtiyor. Şu an için planlanan en somut adım, on binlerce sivilin güvenlik taramasından geçirilerek yerleştirileceği Refah’taki pilot bölge projesi olarak öne çıkıyor.
Yönetim arayışları: Kağıt üzerinde kalan kurumlar
Siyasi cephede ise Hamas, 2007’den bu yana yönetimi elinde bulunduran “Hükümet Çalışma Komitesi”ni feshettiğini duyurdu. Yetkiler, Barış Konseyi tarafından oluşturulan ve bağımsız Filistinli isimlerden oluşan “Gazze Yönetim Ulusal Komitesi”ne (NCAG) devredildi.
Ancak bu kurumun durumu oldukça karmaşık:
-
Kahire’de kilitli: Geçici olarak Kahire’de bulunan komite üyelerinin Gazze’ye girişine İsrail tarafından izin verilmiyor.
-
Meşruiyet tartışması: Avrupalı ve Arap yetkililer, kurumun geçici bir yapı olduğunu kabul etse de, hizmetlerin sürdürülebilmesi ve yeniden imar için Filistin Yönetimi ile koordinasyonun şart olduğunu vurguluyor.
-
Yetki boşluğu: Gözlemciler, sınırların veya güvenlik aygıtlarının kontrolüne sahip olmayan bir sivil yönetimin, silahlı unsurlar karşısında nasıl varlık gösterebileceğine dair ciddi soru işaretleri taşıyor.



