İsrail, 7 Ekim 2023 saldırıları ve sonrasında başlayan savaşın gölgesinde, 27 Ekim 2026 tarihinde sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Uzun süredir devam eden savaş süreci, yargı krizleri ve ekonomik zorlukların ortasında yapılacak bu seçim, ülkenin son yıllardaki en karmaşık siyasi tablosuna sahne oluyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, hem koalisyon ortağı partilerle hem de kendi partisi Likud içerisindeki çatlaklarla mücadele etmek zorunda.
Likud içinde çatlak: Netanyahu’nun “bağımsız liste” tehdidi
Netanyahu’nun seçim kampanyası başlamadan kendi saflarında yaşadığı kriz, partinin geleceğini belirsizliğe itiyor. Kulis bilgilerine göre Netanyahu, parti içi aday belirleme mekanizmasında yaşanan tıkanıklığı aşmak için “bağımsız liste” ile seçime gitme sinyalleri verdi.
Rezerv koltuk krizi
Bu gerilimin merkezinde, parti başkanının doğrudan atama yapabildiği “ayrılmış koltuklar” sistemi yer alıyor. Netanyahu, ilk 40 aday listesi içerisinde bu kontenjanı 11’e çıkarmayı hedeflerken, bu adım parti içindeki kıdemli isimler tarafından tepkiyle karşılandı. Haim Katz ve David Bitan gibi etkili isimler, bu hamlenin parti içi demokrasiyi zayıflattığını savunuyor. Yaşanan bu sert tartışmalar nedeniyle Likud, ön seçim tarihini ertelemek zorunda kaldı.
Siyasette yeni dönemeç: Eisenkot faktörü ve muhalefet
Netanyahu sadece parti içi muhalefetle değil, sahada güç kazanan yeni aktörlerle de mücadele ediyor. Özellikle eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, savaş yönetimine yönelik eleştirileri ve askeri kimliğiyle Netanyahu’nun en ciddi rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Yair Lapid ve Naftali Bennett gibi isimlerin başını çektiği muhalefet bloğu ise Netanyahu’nun iktidarını sona erdirmek için stratejilerini sıkılaştırıyor.
İsrail’i bekleyen zorlu gündem
Seçim kampanyalarının merkezinde ise İsrail kamuoyunun yakından takip ettiği beş ana başlık bulunuyor:
-
Gazze savaşı ve rehineler: Savaşın geleceği ve rehinelerin durumu en belirleyici faktör.
-
Yargı krizi: Anayasal kriz riskini doğuran Yüksek Mahkeme ile hükümet arasındaki gerilim.
-
Haredi askerlik yasası: Ultra-Ortodoks Yahudilerin orduya katılımı konusu.
-
Ekonomik yük: Savaşın getirdiği maliyetlerin hane halkına yansıması.
Netanyahu için bu seçim, yaklaşık yirmi yıllık siyasi kariyerinin en çetin sınavlarından biri olacak. Savaşın yarattığı belirsizlik ortamında hem parti içi birliği sağlamaya çalışan hem de koltuğunu korumak için mücadele eden Başbakan’ın, 27 Ekim’deki sandıktan nasıl bir sonuçla çıkacağı şimdiden merak konusu.



