Yemen’de Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) gözetiminde gerçekleştirilmesi planlanan esir takası süreci, Husi milislerinin engeline takıldı. Cumartesi günü yapılması beklenen ilk aşamanın son dakikada ertelenmesi, on yıldır yakınlarının yolunu gözleyen binlerce ailede büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
“İnsani skandal”: Annelerin bekleyişi hüsranla bitti
Yemenli Anneler Derneği tarafından yapılan açıklamada, sürecin ertelenmesi “binlerce Yemenli ailenin acısına karşı yapılmış büyük bir saygısızlık” olarak tanımlandı. Açıklamada, evlatlarına kavuşma ümidiyle ülkenin dört bir yanından belirlenen karşılama noktalarına zorlu ve maliyetli yolculuklar yapan ailelerin, son dakikada gelen erteleme haberiyle “kötü bir şok” yaşadığı vurgulandı.
Husi’lere ağır suçlama: Esirler pazarlık aracı
Dernek, esir ve tutuklu dosyasının siyasi kazanç elde etmek veya baskı kurmak amacıyla “pazarlık aracı” olarak kullanılmasını sert bir dille kınadı. Bu tutumun insani değerlerin açık bir ihlali olduğunu belirten dernek yetkilileri, Husileri sürecin bozulmasından ve aileler üzerinde yarattığı psikolojik tahribattan sorumlu tuttu.
Uluslararası topluma “net duruş” çağrısı
Yemenli Anneler Derneği, yaşanan bu krizin ardından uluslararası toplumu acil eyleme geçmeye çağırdı. Açıklamada şu talepler öne çıktı:
-
BM ve Kızılhaç’a çağrı: Süreci sabote eden tarafa karşı açık ve kararlı bir tutum takınılması.
-
Güvenin korunması: İnsani yükümlülüklerin siyasi hesaplardan arındırılarak yerine getirilmesi.
-
Derhal serbest bırakma: Tüm kaçırılan, tutuklu ve zorla kaybedilenlerin şartsız bir şekilde özgürlüklerine kavuşturulması.
Dernek yönetimi, erteleme kararlarına göz yumulmasının, Husi milislerini daha fazla uzlaşmazlığa teşvik ettiğini ve gelecekteki olası barış müzakerelerine olan güveni temelinden sarstığı konusunda uyardı. Esir takasının sadece teknik bir süreç değil, tarafların güven inşa etme niyetini gösteren “insani bir sınav” olduğu yinelendi.



