Sosyal medyada aşırı sağcı gruplar tarafından yayılan ve İngiltere’de Müslüman bir grubun polisin gözü önünde “şeriatın İngiliz hukukunun yerine geçmesini talep ettiği” iddiasıyla paylaşılan video kaydının arkasındaki dezenformasyon deşifre edildi. Milyonlarca görüntüleme alan ve Avrupa’da “şehirlere şeriat geliyor” algısı oluşturmak için dolaşıma sokulan görüntülerin kasıtlı olarak kırpıldığı ve tamamen çarpıtıldığı belirlendi.
Açık kaynak verileriyle gerçek lokasyon ve tarih tespit edildi
Açık kaynak istihbaratı (OSINT) yöntemleriyle yürütülen incelemeler, provokatif iddiaları adım adım çürüttü:
Konum tespiti: Videonun arka planında yer alan tabeladaki “01642” alan kodlu telefon numarası ve “Eazy Air Travel” ibaresi, çekimin İngiltere’nin kuzeydoğusundaki Middlesbrough kentinde yapıldığını ortaya koydu.
Tarih ve bağlam: Görüntülerin güncel bir eyleme değil, Ağustos 2024’te İngiltere genelinde aşırı sağcıların Müslümanları hedef aldığı ırkçı saldırılar dönemine ait olduğu kesinleşti.
Toplanma amacı: Kalabalığın, aşırı sağcı holiganların saldırı tehdidine karşı Middlesbrough’daki Mescid-i Medine’yi korumak için nöbet tutan mahalle sakinlerinden oluştuğu anlaşıldı.
50 saniyelik konuşma 17 saniyeye indirilerek bağlamından koparıldı
Aşırı sağcı figürlerin paylaştığı 17 saniyelik kırpılmış kaydın aksine, 50 saniyelik orijinal video incelendiğinde konuşmacının İngiliz yasalarına tam uyum çağrısı yaptığı görüldü.
TikTok’ta Ağustos 2024’te yayımlanan tam kayıtta konuşan gencin şu ifadeleri kullandığı belirlendi:
“Bizler İslam’ı en güzel şekilde temsil etmeli ve bu ülkenin kanunlarına uymalıyız. Bizler Müslümanız, Peygamberimiz (s.a.v.)’e ve İslam şeriatına tabi olduğumuz gibi, Allah’ın bize emrettiği üzere bu ülkenin kanunlarına da tabi oluyoruz ve polisin yanında yer alıyoruz.”
Aşırı sağcı hesapların videoyu tam da “İngiliz hukuku” ifadesine geçmeden önce (13. saniyede) kestiği ve kalabalığın attığı tekbir sesini montajlayarak “şeriat dayatması” yapılıyormuş gibi sunduğu belgelendi.
Aşırı sağın dezenformasyon döngüsü
“Concerned Citizen”, “Radio Genoa” ve aşırı sağcı aktivist Tommy Robinson gibi hesaplar üzerinden yayılan dezenformasyon, Avrupa’daki göçmen karşıtı çevrelerin eski görüntüleri manipüle ederek kamuoyunu kışkırtma taktiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
O dönemde çekilen diğer arşiv kayıtları da cami etrafında nöbet tutan Müslümanların polis ekipleriyle işbirliği yaptığını, çevredekilere yiyecek-içecek dağıttığını ve ırkçılık karşıtı İngiliz vatandaşlarıyla birlikte dayanışma sergilediğini ortaya koyuyor.





















