Irak hükümet kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin Suudi Arabistan’a gerçekleştirmeyi planladığı resmi ziyaret, belirsiz bir tarihe ertelendi. Göreve geldiği geçen mayıs ayından bu yana Krallık’a ilk ziyaretini yapması beklenen ez-Zeydi’nin bu kararı, bölgedeki askeri hareketliliğin ardından geldi.
Saldırıların ardından gelen erteleme kararı
Ziyaretin ertelenme gerekçesi olarak, ABD ve Suudi Arabistan güçleri tarafından Irak’ın yedi farklı vilayetinde yer alan Haşdi Şabi mevzilerine düzenlenen ortak hava saldırıları gösterildi. Haşdi Şabi tarafından yapılan ilk resmi açıklamada, söz konusu bombardımanlarda 20 kişinin hayatını kaybettiği, 32 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Saldırılarda İran vatandaşlarının da yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Irak Ulusal Güvenlik Konseyinden acil önlem
Gece yarısı gerçekleşen bombardımanların ardından Irak hükümeti yazılı bir açıklama yayımladı. Ulusal Güvenlik Konseyinin Irak’ın egemenliğini hedef alan her türlü ihlale karşı kapsamlı bir güvenlik planı hazırlama kararı aldığı belirtildi. Hükümet sözcüsü, ABD ve Suudi Arabistan’ın düzenlediği saldırıları kınayarak, bu operasyonun Irak topraklarından Suudi Arabistan’a yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen saldırılarla ilgili yürütülen soruşturmayı sekteye uğrattığını ifade etti.
Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların Irak topraklarından yapıldığına dair somut deliller talep ettiklerini yineledi.
Bölgesel gerilim ve misilleme iddiaları
Riyad yönetimi, pazartesi ve salı günleri ülkenin doğusundaki petrol tesislerini hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarını engellediğini duyurmuştu. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıların Irak toprakları kullanılarak İran destekli gruplar tarafından gerçekleştirildiğini öne sürmüş ve Bağdat yönetiminden topraklarının saldırı üssü olarak kullanılmasını önlemesi için gerekli tedbirleri almasını istemişti.
Yaşanan bu karşılıklı hamleler, bölgedeki jeopolitik gerilimi tırmandırırken iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin geleceğine dair soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.



