The New York Times gazetesinin yayımladığı belge ve gizli ses kayıtları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile temmuz ayında hayatını kaybeden ABD’li Senatör Lindsey Graham arasında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) kararlarını boşa çıkarmak amacıyla yürütülen gizli bir koordinasyonu gözler önüne serdi.
Gizli Görüşmeler ve Sızan Kayıtlar
Söz konusu gelişmeler, İngiliz film yapımcısı Alex Holder’ın “Lindsey’s Game” adlı belgesel projesi kapsamında Graham’ı yaklaşık dört yıl boyunca takip etmesiyle kayda alınan yaklaşık 400 saatlik arşivine dayanıyor. Kayıtlarda, Graham ile Netanyahu arasındaki görüşmelerin, UCM’nin hamlelerini boşa çıkarma ve mahkemeyi eleştirme stratejileri üzerine odaklandığı görülüyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, 2024 yılında Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’deki eylemleri nedeniyle savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işledikleri gerekçesiyle tutuklama emri çıkarrmıştı. İsrail bu kararları reddederek siyasi nitelikli olduğunu savunurken, sızan kayıtlar bu kararların iptali için yürütülen perde arkasındaki diplomatik ve siyasi trafiği gün yüzüne çıkardı.
Siyasi Baskı ve Karim Khan Dosyası
“New York Times” tarafından yayımlanan detaylara göre, 29 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen görüşmelerde Netanyahu, UCM Başsavcısı Karim Khan’ın karşı karşıya kaldığı cinsel suistimal suçlamalarının tutuklama kararlarını geciktirmek için bir baskı unsuru olarak kullanılmasını önerdi. Netanyahu’nun bu durumu mahkeme nezdinde bir “şaibe” olarak değerlendirdiği ve avantaj sağlamaya çalıştığı aktarıldı.
Ayrıca taraflar, UCM’nin soruşturmasını kınayan iki partili (Demokrat ve Cumhuriyetçi) bir milletvekili grubu oluşturulmasını masaya yatırdı. Graham, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’ı protesto mektubunu imzalaması için en uygun isim olarak önerirken, Demokrat senatörler Richard Blumenthal ve Ben Cardin’i de sürece dâhil etmek için çaba gösterdi. Graham’ın, bu desteği sürdürmeleri için Suudi Arabistan ile normalleşme dosyasını bir teşvik unsuru olarak kullanmayı teklif etmesi de dikkat çekti.
Uluslararası Mahkemenin Bağımsızlığı Tartışılıyor
Yaşanan bu gelişmeler, UCM bünyesindeki tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Toplam 82 üye ülkenin desteğiyle Başsavcı Karim Khan’ın cinsel suistimal iddiaları gerekçesiyle görevden uzaklaştırılması, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Khan’ın avukatı karara karşı hukuki yollara başvuracaklarını duyururken, insan hakları savunucuları ve analistler bu hamlenin arkasında ABD ve İsrail baskısının bulunduğunu savunuyor.
Sosyal medya ve uluslararası platformlarda yayılan belgeler, küresel adalet mekanizmalarının bağımsızlığı ve çifte standart iddiaları üzerine yoğun eleştirilere yol açtı. Uzmanlar, bu tür gizli koordinasyonların uluslararası hukukun yaptırım gücünü ve tarafsızlığını zedelediğini belirtiyor.



