İsrail ordusunda görev yapan bir kadın askerin sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraf, dijital platformlarda ve uluslararası kamuoyunda geniş çaplı bir tepki dalgasına yol açtı. Askerlik görevinin sona ermesi dolayısıyla bir albüm yayımlayan “Nicole Stelmachevsky” isimli İsrail askeri, elleri kelepçeli ve gözleri bağlı Filistinli bir tutukluyla birlikte çektirdiği fotoğrafı paylaştı.
Söz konusu paylaşım, İsrail askerlerinin alıkoydukları Filistinlilere yönelik kötü muamelelerini sosyal medyada bir “gösteri ve eğlence” unsuru olarak kullandıklarına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Tepkilerin ardından fotoğrafı kaldırdı
Kadın askerin “2 yıl 8 ay, 4 savaş, 6 cephe, yüzlerce tanıdık, binlerce anı… Hayatımın asla unutamayacağım bir dönemi sona erdi” notuyla paylaştığı albümdeki tutuklu fotoğrafı, kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından paylaşılarak kınandı. Sosyal medya kullanıcıları ve insan hakları savunucuları, paylaşımın savaş suçlarını ve tutuklulara yönelik insanlık dışı muameleyi alenen sergilediğini belirterek tepki gösterdi.
Gelen yoğun eleştiriler, kınama mesajları ve suçlamaların ardından kadın asker, kamuoyunda infial yaratan fotoğrafı profilinden kaldırmak zorunda kaldı. Ancak askerin askeri hizmetine ait diğer görsel ve videoları hesabında tutmaya devam ettiği görüldü.
Fotoğrafın çekildiği yer ve zaman belirsizliğini koruyor
Paylaşımda yer alan Filistinli tutuklunun kimliği, uyruğu veya fotoğrafın ne zaman ve nerede çekildiğine dair net bir bilgiye yer verilmedi. Askerin sosyal medya geçmişi incelendiğinde; işgal altındaki Batı Şeria’nın Beytüllahim kenti ve Nisan 2025 döneminde Gazze Şeridi sınır hattı dahil olmak üzere farklı bölgelerde görev yaptığı anlaşıldı. Bu durum, fotoğrafın çekildiği kesin mekânın ve zamanın tespit edilmesini zorlaştırıyor.
Olay, uluslararası insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler organlarının, İsrail cezaevlerinde ve gözaltı merkezlerinde Filistinli tutuklulara yönelik sistematik hak ihlallerine dikkati çektiği bir dönemde gerçekleşti. Hak örgütleri, Cenevre Sözleşmeleri ve uluslararası insani hukuk kurallarının açık ihlali niteliğindeki bu tür eylemler için bağımsız soruşturmalar yürütülmesi ve sorumluların yargı önüne çıkarılması yönündeki çağrılarını yineliyor.



