Yıllık yaklaşık 3 milyar dolara ulaşan akaryakıt ithalatı faturasıyla uzun süredir mücadele eden İran, benzin alımını tamamen durdurduğunu duyurdu. Tahran yönetiminin bu kararı, uluslararası yaptırımlar, bölgesel çatışmalar ve enerji altyapısına yönelik saldırıların gölgesinde gerçekleşirken; adımın kalıcı bir kendi kendine yetebilirlik hamlesi mi yoksa kriz kaynaklı zorunlu bir kısıtlama mı olduğu sorusu uluslararası piyasalarda tartışma konusu oldu.
Kademeli kota ile talep baskılanıyor
İran enerji sektörü verilerine göre tasarruf önlemleri devreye girmeden önce, yerel üretim ile iç tüketim arasında günlük yaklaşık 14 milyon litrelik ciddi bir arz açığı bulunuyordu. Hükümet, ithalat bağımlılığını sonlandırmak adına iç talebi günlük üretim kapasitesi olan 120 milyon litre bandına çekmek için kademeli bir sübvansiyon modeli uygulamaya koydu.
Söz konusu düzenlemeyle vatandaşlara aylık 110 litreye kadar sübvansiyonlu fiyattan yakıt hakkı tanınırken, bu kotayı aşan tüketimler için kademeli olarak yükselen fiyat tarifesi devreye sokuldu. Bu kısıtlama politikası sayesinde iç pazarın tüketim eğilimi zorunlu olarak geriletildi.
Pezeşkiyan: “12 milyar dolarlık faturanın önüne geçtik”
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, hayata geçirilen tasarruf politikaları ve halkın tüketim alışkanlıklarındaki uyum sayesinde ülkenin bütçe dengesini koruduğunu belirtti. Pezeşkiyan, daha önce benzin ithalatına yılda ortalama 3 milyar dolar harcandığını hatırlatarak, yeni önlemler alınmasaydı bu maliyetin 12 milyar dolarlık devasa bir ithalat yüküne dönüşeceğini ifade etti.
Uzmanlar uyarıyor: “Kalıcı çözüm değil, geçici direnç”
Konuyu değerlendiren King’s College London Ekonomik Savaş Uzmanı Dr. Ksenia Kirkham, Tahran yönetiminin attığı adımların yapısal bir altyapı reformundan ziyade mevcut jeopolitik koşullara karşı geliştirilmiş geçici bir adaptasyon stratejisi olduğuna işaret etti.
Rafinerilerdeki hasar ve altyapı zorlukları
Kirkham, enerji altyapılarına ve depolama tesislerine dönük saldırıların yerel rafinaj kapasitesini doğrudan etkilediğini vurguladı:
- Tasarrufun Zorunluluğu: Rafineri tesislerinde oluşan hasarlar giderilene kadar düşük tüketim seviyelerinin korunması mecburiyet taşıyor.
- Geçici Nitelik: Tüketimi kısarak ithalatı sıfırlamak sürdürülebilir bir sanayi başarısı değil, yaptırımlara karşı acil kriz yönetimi anlamına geliyor.
- Sosyal Yaşama Etkileri: Kısıtlayıcı kotalar şehir içi araç trafiğini ve vatandaşların günlük rutinlerini daraltırken, halk dayanışmasıyla krizin aşılması hedefleniyor.
Döviz baskısına karşı kalkan
Tüm zorluklara rağmen ithalatın kesilmesi, döviz talebini azaltarak İran riyali üzerindeki değer kaybı baskısını hafifletiyor. Dolar çıkışının sınırlandırılması, Tahran’ın yaptırımlar ve bölgesel krizler karşısındaki ekonomik dayanıklılığını artırmada kritik bir savunma mekanizması işlevi görüyor.

















