Güzel sanatlar eğitimi almış bir ressam, köşe yazarı, üniversite hocası ve profesyonel basketbolcu… Arnavutluk’un 2013 yılından bu yana başbakanlık koltuğunda oturan Edi Rama, Balkan siyasetinin alışılmış lider profillerinin çok ötesinde bir figür olarak dikkat çekiyor. Tiran sokaklarını gri komünist mimariden kurtarıp rengârenk bir çehreye kavuşturan belediye başkanlığı döneminden hükümet liderliğine uzanan kariyeri, son dönemde ülke içindeki sert protestolar ve tartışmalı projelerle yeni bir sınavdan geçiyor.
4 Temmuz 1964 tarihinde başkent Tiran’da doğan Rama, Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi aldı ve mezun olduğu kurumda öğretim üyesi olarak ders verdi. Sanatla sporun iç içe geçtiği gençlik yıllarında milli basketbol takımında da forma giyen Arnavut siyasetçi, ülkesinde komünist rejimin çözülme sürecinde öğrenci hareketlerinin ön saflarında yer alarak kamusal alana adım attı.
Tiran sokaklarını boyayan sıra dışı belediye başkanı
Rejimin çöküşünün ardından bir süre yurt dışında sanatına odaklanan Rama, 1998 yılında Kültür, Gençlik ve Spor Bakanı olarak hükümete girdi. Sanatı toplumsal dönüşümün anahtarı olarak gören yaklaşımıyla geniş bir kamuoyu desteği kazandıktan sonra, 2000 yılında Sosyalist Parti’nin desteğiyle Tiran Belediye Başkanlığı görevine seçildi.
Görev süresi boyunca kentin çehresini kökten değiştiren adımlar attı:
- Kentsel Yenileme: Kaçak yapılaşmayı ortadan kaldırarak Lana Nehri yatağını ıslah etti, yeşil alanları ve parkları genişletti.
- Renkli Cepheler: Komünist dönemden kalan gri ve kasvetli konut bloklarını canlı renklere boyatarak şehre yeni bir kimlik kazandırdı.
- Uluslararası Ödüller: Hayata geçirdiği kentsel dönüşüm vizyonuyla 2004 yılında “Dünyanın En İyi Belediye Başkanı” seçildi, Time dergisi tarafından “Avrupa Kahramanı” unvanına layık görüldü.
2003 ve 2007 seçimlerini de kazanarak 2011’e kadar Tiran’ı yöneten Rama, 2005 yılında Sosyalist Parti genel başkanlığını üstlendi. Sekiz yıllık muhalefet döneminin ardından partisini 2013 genel seçimlerinde zafere taşıyarak başbakanlık koltuğuna oturdu.
“Tiran’da Bektaşi devleti” planı ve iç dengeler
Rama’nın başbakanlık dönemindeki en tartışmalı çıkışlarından biri, Eylül 2024’te Birleşmiş Milletler Geleceğin Zirvesi marjında duyurduğu “egemen Bektaşi devleti” projesi oldu. Tiran merkezinde Vatikan modelini andıran küçük bir egemen alan oluşturulmasını hedefleyen plan, Rama tarafından hoşgörü, ılımlılık ve barışçıl bir arada yaşama sembolü olarak lanse edildi.
Ancak bu tasarı hem yurt içinde hem de bölgesel ölçekte ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Arnavutluk Müslümanlar Birliği başta olmak üzere dini kurumlar, ülkedeki asırlık mezhepsel ve dini ahengin zedeleneceği gerekçesiyle plana karşı çıktı.
Kushner projesi ve sokaklardaki istifa sesleri
Son dönemde Rama hükümetine yönelik toplumsal tepkiler sokak eylemlerine dönüştü. Güney kıyılarında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in kurduğu yatırım fonuyla bağlantılı lüks turizm projesine karşı “Flamingo Hareketi” öncülüğünde başlayan gösteriler, zamanla genel bir hükümet karşıtı dalgaya evrildi.
Üniversite harçlarının artışı, yükseköğretimdeki yetersiz koşullar ve yolsuzluk iddiaları nedeniyle Tiran sokaklarını dolduran öğrencilere polis tazyikli su ve gazla müdahale etti. Protestoların arkasında “dış güçlerin” bulunduğunu öne süren Başbakan Rama, sanatla yoğrulmuş pragmatik liderliğini bir yandan sürdürürken, diğer yandan yükselen toplumsal muhalefetin yarattığı siyasi baskıyı yönetmeye çalışıyor.

















